YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/295
KARAR NO : 2020/19320
KARAR TARİHİ : 14.12.2020
Hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan sanık …’ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 292/1 ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun’un 58. maddesi gereğince hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Edirne 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/11/2018 tarihli ve 2018/158 esas, 2018/246 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında aynı eylem nedeniyle Edirne Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 2018/1238 esas sayılı iddianame ile açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, Edirne 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/03/2018 tarihli ve 2018/259 esas, 2018/290 sayılı kararı ile sanığın anılan suçtan verilmiş olan mahkûmiyet kararının 27/04/2018 tarihinde kesinleşmiş olması karşısında; sanık hakkında aynı eylem sebebiyle kesinleşmeden sonra Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/2181 esas sayılı iddianamesi ile açılan ve Edirne 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/158 esas sayılı dosyası ile görülen mükerrer davanın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” hükmü gereğince reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilerek, mükerrer ceza tayininde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 20/12/2019 gün ve 2019/5164 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27/12/2019 gün ve KYB/2019-132839 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya kapsamına göre hükümlü …’ün 25/01/2018 tarihinde Silivri 4 Nolu Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan Edirne Açık Ceza İnfaz Kurumuna saat 14.25 te sevk edildiği, sanığın nakil izin belgesinde 26/01/2018 tarihinde saat 06.25 de teslim olması gerektiğinin bildirildiği ve imzasına tebliğ edildiği, 26/01/2018 tarihinde Edirne Açık Ceza İnfaz Kurumuna teslim olması gerekirken teslim olmadığı, 28/01/2018 tarihinde yasal bekleme süresi olan 48 saatlik sürenin sonunda da teslim olmadığından bahisle Edirne Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 2018/1238 esas sayılı iddianame ile açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, Edirne 5. Asliye Ceza Mahkemesinin
30/03/2018 tarihli ve 2018/259 Esas, 2018/290 sayılı kararı ile sanığın anılan suçtan verilmiş olan mahkûmiyet kararının 27/04/2018 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği; aynı eylem sebebiyle Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/2181 Esas sayılı iddianamesi ile açılan ve Edirne 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/158-246 Esas-Karar sayılı kararı ile verilen mahkumiyet kararının da istinaf edilmeden 28.11.2018 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında,
5271 sayılı CMK.nın 223/7. maddesinde yer alan “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa, davanın reddine karar verilir.” hükmünün yer aldığı, Ceza Genel Kurulu’nun 13.04.2010 tarih 2010/1-9 Esas, 2010/83 sayılı kararında da vurgulandığı üzere; konusu ve tarafları aynı olan suçun iki ayrı davaya konu edilmesi halinde, daha sonradan düzenlenen iddianame ile açılan ikinci kamu davasının, aynı eylem nedeniyle açılan mükerrer dava niteliğinde olup açılan bu ikinci kamu davasının CMK.nın 223/7. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından, kanun yararına bozma incelemesine konu edilen Edirne 6. Asliye Ceza Mahkemesince aynı fiil nedeniyle daha sonraki tarihli iddianameyle açılan mükerrer davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı’nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Edirne 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.11.2018 tarihli 2018/158 esas, 2018/246 sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yürütülen mükerrer davanın, 5271 sayılı CMK’nın 223/7. maddesi uyarınca REDDİNE, sanık hakkında mahkemece hükmedilen bu cezanın kaldırılmasına ve infaz edilmemesine, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.12.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.