Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2020/3080 E. 2020/4847 K. 10.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3080
KARAR NO : 2020/4847
KARAR TARİHİ : 10.11.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyet

İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınıp, 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesine göre takdiren duruşmasız yapılan incelemede dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç ve karar tarihlerinde on beş yaşından küçük olan mağdurenin velayet hakkına sahip annesi müşteki Havva’nın, kovuşturma evresinde sanıktan şikayetçi olarak davaya katılmasına rağmen yüzüne karşı verilen hükmü temyiz etmemesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı gibi mahkemece verilen katılma kararı da bu hakkı vermeyeceğinden, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi gereğince REDDİNE,
Sanık müdafisinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Her ne kadar iddianame ile gerekçeli kararda suç tarihi 08.03.2017 yazılı ise de, intikalin dahi 27.02.2017 tarihinde gerçekleştiği nazara alınarak yapılan değerlendirmede 2016 yılı Ramazan ayından sonra ve okulların açılmasından kısa süre önce sanığın evinde gerçekleşen ilk eylem sonrası mağdurenin babasının İstanbul’a gitmek üzere otogara bırakılmasına müteakip otomobil ile kulübede yaşanan ikinci olayın zamanının net olarak belirlenememesi nedeniyle son eylemin 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun şüphede kaldığı ve bu durumun sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek 6545 sayılı Kanunla değişik TCK’nın 103/1-c.1. maddesi ile hüküm kurulması yerine yazılı şekilde uygulama yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, 10.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.