YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6062
KARAR NO : 2021/3501
KARAR TARİHİ : 17.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca BOZULMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 18/12/2019 gün ve 2019/9166 Esas – 2019/20915 Karar sayılı ilama karşı davalı vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili istemine ilişkin olarak bozma ilamına uyularak mahkemece verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş; bu karara karşı, davalı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, Yargıtay ilamında yazılı gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istekleri HUMK’nun 440. maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından yerinde değildir. Ancak;
Anayasa Mahkemesinin 27/11/2020 gün ve 31317 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 16/07/2020 tarih 2018/104 Esas 2020/39 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10/8 maddesindeki iptal kararının nazara alınması gerektiği bu kez yapılan inceleme de anlaşıldığından;
Davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 18.12.2019 günlü 2019/9166 E.- 2019/20915 K. sayılı bozma ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan değerlendirmede;
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma kararına uyularak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Her ne kadar, mahkemece bozma kararına uyulmuş ise de, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki;
1-Dava konusu taşınmazın bozma öncesi, mahkemece bedeline hükmedilen ve arazi olarak kullanılan kısmının 111.693,60 m2, kavak ağaçları da dahil bahçe olarak kullanılan kısmının ise 27.205 m2 olarak esas alındığı ve bu husus Dairemizce bozma konusu yapılmadığından davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak teşkil ettiğinin gözetilmesi doğru ise de kavak ağaçlarına makuen değer belirlendiği dikkate alınarak kavakların kapladığı 1740 m2 lik alan bahçe alanından çıkartılıp arazi alanına eklenerek 113.433,60 m2 arazi ve 25.465 m2 bahçe olarak esas alınmak suretiyle değer biçilmesi gerektiği halde, bilirkişi raporunda belirtilen alanlar dikkate alınarak fazlaya hükmedilmesi,
2-Bozmadan önce tespit edilen 3.585.524,48-TL kamulaştırma bedeli, acele el koyma ile hüküm altına alınan bedelden düşük olduğundan bu bedele yasal faiz işletilmemesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru olmadığı gibi;
3-Anayasa Mahkemesinin 27/11/2020 gün 31317 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 16/07/2020 tarih 2018/104 Esas 2020/39 Karar sayılı kararı ile 7139 sayılı Kanunla Değişik Kamulaştırma Kanunun 10/8. fıkrasının dördüncü cümlesi; “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit edilen bedelden az olması durumunda hâkim tarafından tespit edilen bedel, fazla olması durumunda idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedel, peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, kalanı ise bedele ilişkin kararın kesinleşmesine kadar üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmak ve kesinleşen karara göre hak sahibine verilmek üzere” bölümü ile yedinci cümlesinde yer alan “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedelden fazla olması halinde fazla olan tutarın bloke edildiğine” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu ve iptal edildiği nazara alınarak hüküm kurulması gerektiğinden,
Hükmün yukarıda açıklanan gerekçelerle taraf vekillerinin temyiz isteminin kabulü ile BOZULMASINA, davalıdan peşin alınan karar düzeltme harcı ile taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 17/03/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.