Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/1747 E. 2021/1418 K. 18.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1747
KARAR NO : 2021/1418
KARAR TARİHİ : 18.02.2021

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 11.12.2019 tarih ve 2019/369-2019/455 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalılar vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının “m şekil” ibareli 2011/79893 sayılı marka başvurusuna, davacıya ait ”M” easas unusurlu tanınmış markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın TPMK YİDK tarafından 2014-M-5992 sayılı kararı ile reddedildiğini, oysaki davacının Türkiye’de modern perakende sektörünün öncülüğünü yaptığını, yurt içinde toplam 1034 mağazası müşterilerinin tüm ihtiyaçlarını karşıladığını, davalı markasının itiraza mesnet markalarla görsel ve sessel olarak ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davaya konu markanın 35. sınıfta tescil edilmek istenmesi nedeniyle de özellikle perakende sektöründe iltiasa sebebiyet vereceğini, davalı firmanın davacı şirkete ait markaların sahip olduğu şöhretinden haksız kazanç sağlayacağından TTK 56. maddesinde belirtilen iktisadi hayatın suiistimalini teşkil edeceği ve böylelikle haksız rekabete neden olacağını, durumun MK 2. maddesindeki dürüstlük kuralına da aykırılık teşkil edeceğini ileri sürerek TPMK YİDK’nın 2014-M-5992 sayılı kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı kurum vekili, kurum kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davalıya ait başvuru markası ile davacı markaları arasında iltibasa yol açacak bir benzerliğin olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı adına tescilli markaların esaslı unsurunun “M” ibaresinden oluştuğu, davacının “M” asıl unsurlu “MM”, ”MMM”, “M selection” kelimelerini taşıyan tescilli seri markaları bulunduğu, dava konusu başvurunun da “m” ibaresinden oluştuğu ve aynı tür hizmetleri kapsadığı dikkate alındığında dava konusu başvurunun 556 sayılı KHK 8/1-b bendi uyarınca karıştırılma tehlikesine yol açacak şekilde davacı markalarına benzer oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne, 2014-M-5992 sayılı YİDK kararının iptaline, 2011/79893 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istekleri halinde aşağıda yazılı 49,50 TL harcın temyiz eden davalılara iadesine,18.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.