Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/9335 E. 2020/11731 K. 24.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9335
KARAR NO : 2020/11731
KARAR TARİHİ : 24.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak, ……i Devlet Hastanesince tanzim olunan, 16/01/2015 tarihli kati raporda, “nazal fraktürün hayati fonksiyonlarını 1.(hafif) derecede etkilediğinin” belirtilmesi, aynı hastanenin 02/06/2015 tarihli kati raporunda “maxiller kırığın hayati fonksiyonlarını 2.(orta) derecede etkilediğinin” belirtilmesi karşısında, bahse konu raporlar arasında çelişki bulunmakla hüküm kurmaya elverişli olmadıkları nazara alınarak, mağdurun tüm tedavi evrakları, film ve grafileri ile geçici ve kesin raporları ile birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu ilgili Şube Müdürlüğüne sevki sağlanarak, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirtilen ölçütlere göre yaralanmasının niteliği konusunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde raporu alındıktan sonra, sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin yetersiz rapora istinaden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2)Sanığın mağdura yönelik eylemi hakkında kurulan hükümde; 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesindeki, kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, TCK’nin 86/1. maddesine göre belirlenen cezanın, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre yarısına kadar artırılacağına dair düzenleme karşısında, mağdurdaki kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi orta (2) derece olarak belirlendiği halde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.02.2019 tarih, 2017/3-308 Esas ve 2019/61 sayılı Kararına ve TCK’nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak sanık hakkında TCK’nin 86/1, 86/3-a maddelerine göre belirlenen cezada (1/3) oranında artırım yapılmak suretiyle sanığa fazla ceza verilmesi,
3)Sanığın tekerrüre esas alınan Lüleburgaz Sulh Ceza Mahkemesinin 21/05/2012 gün ve 2010/125 Esas ve 2012/271 Karar sayılı ilamı uyarınca verilen 5 ay hapis cezasının TCK’nin 106/1-1. cümle maddesi uyarınca verilmiş olduğu, bahse konu suçun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, 5237 sayılı TCK’nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanık hakkında tekerrüre esas alınan hükme ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorularak, uzlaşmanın sağlanması halinde bu suçun tekerrüre esas alınamayacağı, ancak sanığın adli sicil kaydında başka tekerrüre esas hüküm olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, sanık hakkında TCK’nin 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
4)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, cezanın miktar açısından CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 24.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.