Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/8701 E. 2020/12182 K. 30.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8701
KARAR NO : 2020/12182
KARAR TARİHİ : 30.09.2020

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet
HÜKÜMLER : Hükümlerin açıklanması suretiyle mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Suça sürüklenen çocuk … hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik suça sürüklenen çocuğun temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk hakkında doğrudan adli para cezasına hükmedildiği anlaşılmakla yapılan incelemede;
Hükmolunan adli para cezasının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan, suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
2)Suça sürüklenen çocuk … hakkında müşteki …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik suça sürüklenen çocuğun temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) 5271 sayılı CMK’nin 232/2-b maddesi gereğince müşteki …’in açık kimlik bilgilerine gerekçeli karar başlığında yer verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle ihbarda bulunulması üzerine, 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de; ihbara konu… 1. Çocuk Mahkemesinin 12.04.2016 tarih, 2015/959 Esas – 2016/526 Karar sayılı ilamının 5237 sayılı TCK’nin 141. maddesinde düzenlenen “hırsızlık’ suçuna ilişkin olduğu; denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan suçun, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; TCK’nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, söz konusu ilama ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorularak, uzlaşmanın sağlanması halinde suça sürüklenen çocuğun güncel adli sicil kaydında ihbara konu olabilecek başkaca ilamların bulunup bulunmadığı da dikkate alınarak sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
c)Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas – 367 sayılı kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi gereğince asgari seviyede (1/4) oranında haksız tahrik indirimi uygulanması gerekirken, yazılı şekilde (3/4) oranında indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle CMUK’un 326/son maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 30.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.