Yargıtay Kararı 16. Ceza Dairesi 2020/1094 E. 2020/4012 K. 15.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1094
KARAR NO : 2020/4012
KARAR TARİHİ : 15.09.2020

Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.07.2019 tarih ve 2018/30 – 2019/341sayılı kararı
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : TCK’nın 314/2, 53, 62, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/1 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından, işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında sanık adına kayıtlı 0505…. nolu GSM hattından kullanılan ByLock tespit değerlendirme tutanağının sanığa ait olduğu değerlenderilmiş ise de GSM hattına ilişkin aldırılan HTS analiz raporu, sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki beyanları ve ByLock tespit değerlendirme tutanak içeriği karşısında 0505 …. nolu GSM hattından kullanılan ByLock tespit değerledirme tutanağının sanığa ait olmadığı anlaşılmakla bu husus değerlendirme dışı bırakılmıştır.
Sanığın etkin pişmanlık kapsamındaki ifadeleri, tanık beyanları, 0544…. nolu hatta ilişkin HTS analiz raporları ve HIS kayıtları tüm dosya kapsamı gözetilerek diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, sanığın, 0544 460 20 38 nolu hatta ilişkin ByLock kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının dosyaya gelmesi beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.