Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/6440 E. 2020/6809 K. 04.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6440
KARAR NO : 2020/6809
KARAR TARİHİ : 04.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı, dava dilekçesinde belirtilen 13 adet parselde murisinin paydaş olduğunu ancak taşınmazların davalı dayısı tarafından 30 yıldır kullanıldığını, kendisinin ortaklığın giderilmesi davası açtığını, ihtarname çektiğini belirterek 2010-2013 yılları arası için ecrimisil talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili, dava konusu taşınmazları vekil edeni ile vekil edeninin kardeşi dava dışı …’ın birlikte kullandıklarını, 30 yıldır süregelen kullanıma ses çıkarmayan davacının bu kullanıma muvafakat ettiğinin kabulü gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, uzun süredir devam eden kullanıma ses çıkarmayan davacının kullanıma muvafakat ettiği ve eldeki davayı açmakla bu muvafakatini geri aldığı, ihtarın keşide edildiği tarih itibarı ile ecrimisil tazminatı istenen yıllara ilişkin geçmişe dönük rızanın kalktığının kabul edilemeyeceği ayrıca, ortaklığın giderilmesi davasının açılmamış sayılmasına karar verildiğinden kanun gereğince hukuki sonuç doğurduğunun kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, paydaşlar arasında ecrimisil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının murisi 07.09.209 tarihinde ölen …’ın ve davalının dava konusu 13 adet parselde paydaş olduğu görülmüştür. Davacının murisi … tarafından Ünye Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 1999/122 Esas, 2001/149 Karar sayılı ortaklığın giderilmesi davasının açıldığı ve 13.03.2001 tarihinde süresinde yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Davacının dava dilekçesinde açtığını belirttiği ortaklığın giderilmesi davası ise Ünye Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/806 Esas ve 2018/380 Karar sayılı dosyası ile görülmüş ve dava konusu taşınmazların satış suretiyle ortaklıklarının giderilmesine karar verilmiştir.
Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.
Her ne kadar Mahkemece, ortaklığın giderilmesi davasının açılmamış sayılmasına karar verildiğinden bu davanın hukuki sonuç doğurmayacağından bahsedilmiş ise de, bahsi geçen ortaklığın giderilmesi davasının muris … tarafından açılan dava olduğu, Mahkemece davacı tarafından açılan Ünye Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/806 Esas sayılı ortaklığın giderilmesi davasının üzerinde durulmadığı anlaşılmıştır.
Az yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olaya gelince; davacı tarafından açılan ortaklığın giderilmesi davasında dava konusu yapılan taşınmazlar yönünden, davalıya dava dilekçesinin tebliğ edildiği tarihten itibaren, iddia ve savunma doğrultusunda davalının kullanım durumuna göre ecrimisil hesabı yapılması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, hatalı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Davacının temyiz itirazlarının yukarıda yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 04.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.