YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14314
KARAR NO : 2010/176
KARAR TARİHİ : 19.01.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.08.2004 ve 16.05.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve mera olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 28.05.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu iptali ve mera olarak sınırlandırma istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın toprak tevzi haritası kapsamında kaldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosya içeriğine ve toplanan delillere göre; çekişme konusu taşınmazın kadastro tespitinin 26.10.1983 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 13.08.2004 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
25.02.2009 tarihinde kabul edilerek 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 Sayılı Kanunun 2. maddesi ile, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12. maddesinin 3. fıkrasına ekleme yapılmıştır. Anılan hüküm, “bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet veya diğer kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır” şeklindedir.
Diğer taraftan, 5841 Sayılı Kanununun 3. maddesi ile de 3402 Sayılı Kadastro Kanununa geçici 10. madde eklenmiştir. Bu madde ise “bu kanunun 12. maddesinin 3. fıkrası hükmü, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır” kuralını getirmiştir.
Kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile davanın açıldığı tarih arasında Kadastro Kanununun değişik 12. maddesinde sözü edilen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi sonucu itibariyle doğru olduğundan kararın onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle reddine, davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın ONANMASINA, Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine’den harç alınmasına yer olmadığına, 19.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.