YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7977
KARAR NO : 2012/9481
KARAR TARİHİ : 15.11.2012
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Kullanım kadastrosu sırasında Necip Fazıl Mahallesi çalışma alanında bulunan 206 ada 13 parsel sayılı 315,54 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığı ve bahçe olarak kullanıcısı tespit edilemediğinden Hazine adına tespit edildiği şerhi verilerek davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı, taşınmazın beyanlar hanesinde adına zilyetlik şerhi verilmesi istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesine, “taşınmazın 29.07.1993 tarihinden beri davacı …’nin fiili kullanımında” olduğunun şerh edilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığına ve dava 3402 sayılı Yasa’nın 12/3. fıkrasında düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığına göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak tapu sicilinde mevcut bulunan kullanıma ilişkin şerh iptal edilmeden kullanım şerhine dair hüküm kurulması infazda tereddüt oluşturacak mahiyette olup, temyiz itirazları bu nedenle yerindeyse de bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın hüküm fıkrasının 2. bendinin 2. satırında yer alan “tapu kaydının” sözlerinden sonra gelmek üzere