Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/13654 E. 2011/19706 K. 06.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13654
KARAR NO : 2011/19706
KARAR TARİHİ : 06.12.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 6.000 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Birleşen mahkemenin 2008/286 E.sayılı dava dosyasında ise; 150.000 TL alacağın faizi ile tahsili talep edilmiştir. Mahkemece davanın reddine; birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı-karşı davalı vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde Davacı Vek.Av…. geldi. Davalı Vek.Av…. geldi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalının kardeş olduklarını, dava konusu 457 nolu parselde 130/4296’şar payları bulunduğunu, payları karşılığı kendilerine bırakılan yerde 3 katlı bina yaptıklarını, ancak; tamamını davalının kullandığını beyanla, fazlaya dair hakkı saklı kalmak üzere 6.000 TL ecrimisilin ihtar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı cevabında; dava konusu yerin davacı tarafından kendisine haricen satıldığını, tapu iptali-tescil davası açtığını, resmi şekil şartı yokluğundan reddedildiğini beyanla dava konusu yerde hapis hakkı bulunduğundan davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, müşterek binada zemin kat için davacı payına düşen (1/2) 4.219 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.Hükmün taraflarca temyizi üzerine, Dairemizin, 21.06.2007 gün ve 2007/10174 E.2007/10732 K.sayılı ilamı ile; “Davalı temyizi yönünden;… davalı, taşınmazı kardeşi olan davacıdan haricen satın aldığını, bedelin ödenmediğini iddia ettiğine göre, bu husus üzerinde durularak bu konudaki delilleri toplanmalı, değerlendirilmeli ve sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru değildir. Davacı temyizi yönünden; ticari amaçla kullanılan ve kiraya verilen (bu şekilde hukuksal semere getiren) ortak yerler için intifadan men koşulu aranmaz. Davacı ortak binada zemin ile 1 ve 2.katlar için ecrimisil istemiş olmakla; davalının da zemin katı kiraya verip, 1.katı işyeri olarak (ticari amaçlı) kendisinin kullandığı, 2.katı da işçilere kiraya verdiği dosya kapsamından anlaşıldığından bu hususlar üzerinde durulmadan 1 ve 2.kat ile ilgili herhangi bir açıklama yapılmaksızın davanın sadece zemin kata ilişkin olarak hesaplanan ecrimisil yönünden kısmen kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.Mahkemece, bozmaya uyulmuş, yeniden yapılan yargılama sırasında; davalı …, …2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/286 E.sayılı dava dosyasında; ecrimisile konu binadaki davacı hissesini haricen satın aldığını, denkleştirici adalet ilkeleri gereğince taşınmazın bugünkü rayiç bedeli olan 150.000 TL’nin yasal faizi ile ödenmesi gerektiğini ileri sürerek; alacak davası açmış, iş bu dava dosyası ile birleştirilmiştir.Mahkemece; satış bedeli iade edilinceye kadar, davalının ecrimisil ödeme yükümlülüğü bulunmadığından ecrimisil istemi yönünden, davacının davasının reddine karar verilmiş; Birleşen dava yönünden ise, “davalının (k.davacının) sözleşme nedeniyle davalı tarafa ödediği bedelin sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde ve denkleştirici adalet hükümleri gözetilerek tahsili mümkündür. Karşı davada bu yönlü talep mevcut olup, bilirkişi kurulunca tespit edilen miktardan ecrimisil miktarının indirilmesi ile bulunan rakamın tahsiline karar verilmesi gerekir.” gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince süresinde temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı (k.davalı) vekilinin bütün, davalı (k.davacı) vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, birleşen dava yönünden; mahkemece, birlirkişice hesaplanan alacak miktarından tespit edilen ecrimisil bedeli indirilerek bulunan rakamın tahsiline karar verilmiştir. Oysa, asıl davadaki ecrimisil talebi Yargıtay bozmasında işaret edildiği gibi “davalının alacağını tahsil edinceye kadar ecrimisil ödeme yükümlülüğü bulunmadığı gerekçesiyle” reddedilmiş bulunmaktadır.
O halde, hesaplanan alacak miktarından tespit edilen ecrimisil bedelinin düşürülmüş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 825 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı tarafa verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.