YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7621
KARAR NO : 2013/19963
KARAR TARİHİ : 07.11.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.02.2013 tarih ve 2012/742-2013/123 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, İstanbul Kapalı Çarşı’da altın ticareti yapan kuyumcuların öncülüğünde 1972 yılında kurulan Sarraf Kuyumcu ve Sanatkarlar Firması olan şirketin ana sözleşmesinde A ve B grubu şeklinde hissedarların belirtilip, bir kısım hissedarlara imtiyazlı pay sahipliği statüsü sağlandığını, şirketin ana sözleşmesinin 8. md.’de şirketin yönetim kurulu pay sahipleri arasından seçilecek 9 üyeden oluşacağı ve yönetim kurulunun genel kurul seçiminde 9 üyeden 5’i A grubu hisse senetleri sahiplerince gösterilecek adaylar arasında 4 üyenin de B grubu hisse senetlerine sahip paydaşlar arasından gösterilecek adaylar arasından genel kurula seçileceği öngörüldüğü halde, 2010 yılı faaliyetine ait olağan genel kurulun yapıldığı 12/05/2011 tarihli genel kurulda ana sözleşme hükümlerinin ihlal edildiğini, bu nedenle davalı şirketin 12/05/2011 tarihli pay sahipleri olağan genel kurul toplantısında yapılan yönetim kurulu üye seçimlerinin hem ana sözleşmeye hem de yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; geçersizliğinin tespiti ve iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı …’ün de genel kurul tutanağına göre karara oylamadan önce peşin muhalefette bulunduğu, ardından oylamaya katıldığı, ancak oylamadan sonra alınan karara muhalif olduğu belirtilmediği, toplantıda bulunan Hükümet Komiseri’nin uyarısına rağmen, tutanağın sonuna muhalefet şerhini yazdırmadığı gerekçesiyle, davanın usulen reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 07.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.