Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/9881 E. 2020/15051 K. 28.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9881
KARAR NO : 2020/15051
KARAR TARİHİ : 28.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında müştekiler … ve …’a yönelik silahla kasten yaralama suçundan verilen kararlara ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan, sanığın temyiz isteminin 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan verilen karara ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğine hükmedilmiş ise de para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntem 5275 sayılı Kanun’un 106/3.maddesinde ve CGK’nin 28.01.2018 tarih, 2017/12-463 Esas ve 2018/20 sayılı kararında belirtildiği üzere infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
3) Sanık hakkında müşteki Sevcan’a yönelik silahla kasten yaralama suçundan verilen karara ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde ise;
a) Müşteki hakkında Edremit Devlet Hastahanesinden alınan raporun incelenmesinde, müştekinin yaralanmasının sol tibiada diafiz kırığına sebep olduğu için, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğunun belirtildiği, ancak bu yöndeki raporun olay tarihinden 18 ay sonra alınması gerektiği gözetilmeden, olaydan 3 ay sonra alınan rapor ile yetinilerek hüküm tesis edildiği anlaşılmakla, müştekinin tüm tedavi evrakları ile birlikte Adli Tıp Kurumundan TCK’nin 86 ve 87. maddelerini kapsayacak nitelikte rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi,
b) Müştekinin yaralanmasına ilişkin, Edremit Devlet Hastahanesi tarafından düzenlenen adli rapora göre; sanığın eylemi nedeniyle müştekinin hayat fonksiyonlarını orta derecede etkileyen kemik kırığına ve organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaralandığı olayda, birden fazla nitelikli halin (TCK’nin 87/3 ve 87/1-a maddeleri) ihlali ile atılı suçu işleyen sanık hakkında, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken, TCK’nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi de gözetilerek hakkaniyete uygun ve sonuca etkili şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi ve sanık hakkında hüküm kurulurken, yalnızca en ağır cezayı gerektiren TCK’nin 87/1-a ve son maddesi gereğince artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, TCK’nin 87/3. maddesi gereğince de ayrıca artırım yapılarak sanığa fazla ceza tayini,
c) İddianamede talep edilmediği halde, sanığa 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan TCK’nin 87/1-son maddesi uygulanmak suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No:2544/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No:29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere sanığa Avrupa insan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 193. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
d) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın sonuç ceza miktarı açısından kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 28.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.