YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/19432
KARAR NO : 2012/1798
KARAR TARİHİ : 26.01.2012
MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 3.600,00 TL alacak için … 2. İcra Müdürlüğü’nün 2010/1202 Esas sayılı takip dosyasına davalının itirazının iptali ile % 40 icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili, … Aile Mahkemesi’nin 2007/117 Esas sayılı dosyasında görülen boşanma davasının 20.02.2008 tarihinde karara çıktığını, kararın temyiz edilmesi nedeniyle kararın kesinleşmediğini, mahkeme tarafından tarafların müşterek çocuğu Işıl için tedbir nafakasına hükmedildiğini, birikmiş 3.600,00 TL tedbir nafakası alacağı için ilamsız takip yaptıklarını, davalının yapılan takibe yerleşim yerinin İstanbul ili Kadıköy ilçesi olduğundan ve aynı alacak için mükerrer takip yapıdığından bahisle icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz ettiğini, nafaka alacaklarının tahsili için açılan davaların Türkiye’nin her yerinde açılabileceğinden davalının yetkiye ve borca itirazlarınınn iptali ile % 40 icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsilini istemiştir.Davalı, mahkeme ilamının icraya konu edilemediği için ilamsız takibe konu edildiğini İİK’nun 50. maddesi uyarınca yerleşim yeri icra dairesi olan … İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, yapılan takibe yetki itirazının bulunduğunu, borca ve miktara itirazının söz konusu olmadığını, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinde haklı olmadığından bahisle davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, ilamsız icrada yetki konusunun ilamlı icradakinin aksine HUMK ‘nundaki yetki kurallarının esas alınarak kıyasen belirleneceği, İİK’nun 50.maddesi uyarınca genel yetkili icra dairesinin borçlunun yerleşim yeri icra dairesi olduğu, nafaka alacaklısının mutlaka nafaka borçlusunun yerleşim yeri icra dairesinde takip yapmak zorunda olduğu, ancak bu yetkinin kamu düzenine ilişkin olmadığı ve icra dairesi yetkisizliğini mahkemenin kendiliğinden gözetemeyeceği, borçlunun takip yapılan icra dairesinin yetkisine süresinde yetki itirazında bulunduğu gerekçesiyle yetkili icra dairesinin … İcra Dairesi olması ve … İcra Dairesi’nin yetkisizliği nedeniyle davanın reddine karar vermiştir.Uyuşmazlık konusu takibe konu edilen alacak … Aile Mahkemesi’nin 20.02.2008 tarih 2007/117 Esas 2008/87 Karar sayılı ilamıyla müşterek çocuk için aylık 200,00 TL olarak hükmedilen, birikmiş 3.600,00 TL tedbir nafakasına ilişkindir. Davacı taraf, … İcra Müdürlüğü’nün 2010/1202 Esas sayılı dosyasıyla ilamsız takip yaparak davalı borçluya ödeme emri tebliğ ettirmiştir. Davalı borçlu ise süresinde yetki itirazında bulunmaktadır.Dava tarihinde yürürlükte bulunan 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 177.maddesinde “Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir” düzenlemesi ile zayıf durumda bulunan davacıyı korumak amacı güden genel yetki kuralı getirilmiş bulunmaktadır. Kanun koyucu genel yetki hükmü getirmekle davacıya seçimlik hak tanınmıştır. Buna göre, davacı (nafaka alacaklısı); isterse kendi yerleşim yeri mahkemesinde, isterse HUMK.nun 9.maddesi gereğince davalının ikametgahı mahkemesinde dava açabilecektir.Davacı tarafça tedbir nafakasının tahsili için ilamsız takip yapılmışsa da; mahkemenin nihai kararıyla hükmettiği nafaka ilam niteliğindedir.Nafakaya dayalı olarak açılacak davalar Türkiye’deki her yerde Asliye Hukuk – Aile Mahkemelerinde açılabileceği gibi dava sonucu hükmedilen nafakanın da tahsili için aynı şekilde Türkiye’de ki tüm icra müdürlüklerinden birinde takip konusu edilebilir. Nafaka alacaklarında, İİK’nun 50. maddesi hükmü yani genel yetkili icra dairesinin borçlunun yerleşim yeri icra dairesi olduğu hükmü uygulanmaz.Somut olayda, davacının yerleşim yeri … ili olduğuna göre, yetkili icra dairesi … İcra Daireleridir. Mahkemece, yetki itirazının reddine karar verilerek işin esasına girilip hüküm tesisi gerekirken icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle davanın reddine ilişkin hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.