Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/20619 E. 2020/11820 K. 28.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/20619
KARAR NO : 2020/11820
KARAR TARİHİ : 28.09.2020

Basit yaralama suçundan sanık …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2 ve 86/3-e maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair … (Kapatılan) 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 18.06.2012 tarihli ve 2010/1826 Esas, 2012/1454 Karar sayılı kararının 31.10.2012 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içinde 06.11.2015 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Kanun’un 86/2 ve 86/3-e maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair … 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.10.2018 tarihli ve 2018/476 Esas, 2018/586 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 12.06.2020 tarihli ve 2020/7362 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.06.2020 tarihli ve 2020/52357 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın yokluğunda verilen 18.06.2012 tarihli kararın 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine göre en son bildirdiği adresine tebliğe çıkartılıp aynı konutta oturan annesine 22.10.2012 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştirildiği anlaşılmış ise de, sanığın anılan tarihte cezaevinde bulunması nedeniyle tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 19 ve Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 28. maddeleri uyarınca, tutuklu ve hükümlülere ait cezaevi adresine çıkarılan tebligatın bizzat kendilerine yapılması gerektiği, bu tebligatın yapılmasını cezaevi veya müessese müdürünün, bunlar yoksa idare eden memurun temin etmesi gerektiğinden, sanığa belirtilen şekilde usulüne uygun olarak tebliğ işlemi yapılmadığının anlaşılması karşısında, belirtilen kanun maddesine göre tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği,
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2019/486 Esas, 2019/1821 Karar sayılı ilâmında “…suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilk kararın usulüne uygun olarak kesinleşmediği ve denetim süresinin işlemeye başlamayacağı…” şeklinde belirtildiği,
Bu açıklamalar ışığında, somut olayda, sanığın yokluğunda verilen … 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 18.06.2012 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 31.10.2012 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmakta ise

de, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 19 ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 28. maddeleri uyarınca edilmesi yerine, doğrudan 7201 sayılı Kanun’un 21/1. maddesi gereğince yapılan tebliğ işleminin geçerli sayılamayacağı, bu itibarla sanığa tebliğ işleminin geçersiz olması karşısında; esasen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin başlamadığı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyanın incelenmesinde; … (Kapatılan) 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 18.06.2012 tarih, 2010/1826 Esas ve 2012/1454 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın usulüne uygun olarak kesinleştirilmemesi nedeniyle, … Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulü ile … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 03.10.2019 tarih, 2018/3450 Esas ve 2019/2138 Karar sayılı sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılmasına verilmiştir.
Anılan kararda; “… 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 18.06.2012 tarih, 2010/1826 Esas ve 2012/1454 Karar sayılı ilamı ile sanığın cezalandırılmasına ve CMK’nin 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süre ile denetime tabii tutulmasına karar verildiği, sanığın yokluğunda verilen hükmün annesi Gülfidan’a 22.10.2012 tarihinde tebliğ edilerek, 31.10.2012 tarihinde kesinleştirildiği;
Sanığın deneme süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle Karabük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin ihbarı üzerine hükmün açıklanmasına karar verildiği;
Ancak, sanığın yokluğunda verilip annesi Gülfidan’a 22.10.2012 tarihinde yapılan tebligatın, sanığın bu tarihte cezaevinde olması nedeniyle usulüne uygun olmadığı dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun olarak kesinleşmediği ve hükmün açıklanması koşullarının oluşmadığı;
Sanığın 14.03.2018 tarihli eski hale getirme niteliğindeki talebinin ilk derece mahkemesi tarafından 27.03.2018 tarihli ek karar ile, buna yönelik itirazının ise … 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.04.2018 tarih ve 2018/450 değişik iş sayılı kararı ile red edildiği anlaşılmakla;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın aynı adreste oturan annesine tebliğ edildiği tarihte sanığın cezaevinde olması nedeniyle, CMK’nin 42/1. maddesi uyarınca eski hale getirme ve itirazı inceleme konusunda görevli olan … 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.04.2018 tarih ve 2018/450 değişik iş sayılı kararının hukuka aykırı olduğu, hükmün usulüne uygun olarak kesinleşmediği, böylece denetim süresinin başlamadığı ve hükmü açıklama koşullarının gerçekleşmediği anlaşılmış ise de, itiraz mercii olan … 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.04.2018 tarih ve 2018/450 değişik iş sayılı kararının, CMK’nın 272. maddesi uyarınca istinaf yoluyla incelenmesi mümkün olmayıp kanun yararına bozma yoluna başvurulması gerektiği değerlendirilmekle;
Sanığın istinaf başvurusu hakkında bu aşamada bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
Dosyanın, … 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.04.2018 tarih ve 2018/450 değişik iş sayılı kararı yönünden kanun yararına bozma yoluna başvurulması ve verilecek karardan sonra Dairemize gönderilmek üzere incelenmeksizin karar mahkemesine TEVDİİNE,” karar verildiği halde;
… 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.04.2018 tarih ve 2018/450 değişik iş sayılı kararına karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulması gerekirken istinaf incelemesinde olan … 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.10.2018 tarihli ve 2018/476 Esas, 2018/586 Karar sayılı kararına karşı kanun yararına bozma başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
… 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.04.2018 tarih ve 2018/450 değişik iş sayılı kararı yönünden kanun yararına bozma yoluna başvuru yapılıp yapılmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, takdir hakkı kullanıldıktan sonra diğer kanun yararına bozma isteminin incelenmesine, 28.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.