Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/14903 E. 2011/19607 K. 05.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14903
KARAR NO : 2011/19607
KARAR TARİHİ : 05.12.2011

MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı, davalı ile anlaşmalı olarak boşandığını, mahkeme kararı ile davalı lehine aylık 500,00 TL yoksulluk nafakasına hükmolunduğunu, o dönemde maddi durumunun iyi olduğunu, yıllar geçtikten sonra hastalandığını, böbrek nakli ameliyatı ve kalp ameliyatları geçirdiğini, bakıma muhtaç hale geldiğini, emekli maaşı dışında geliri olmadığını belirterek davalı lehine hükmolunan yoksulluk nafakasının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.Davalı, nafaka dışında geliri olmadığını, kızının yanında yaşadığını, davacının sağlık ve maddi durumunun iyi olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, davacının emekli olup büfe işlettiği, balıkçı teknesi kiraladığı bu gibi işlerin yapılabilmesi için davacının ekonomik durumunun iyi olmasının gerektiği, davacının ekonomik durumunun davacı tanıklarının anlattıkları kadar kötü olmadığı, davalının yoksul olup kızı ile yaşadığı gerekçeleriyle davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
TMK 176/4.maddesi hükmü gereği “Hakim istem halinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.Davacı hakkında yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasına göre; davacının 760,00 TL emekli maaşı aldığı, aylık 250,00 TL kira ödediği, özürlü olup buna dair sağlık raporlarının olduğu, sağlık durumu nedeniyle çalışamadığı anlaşılmaktadır. Yine mahkemece dinlenen tanıklar davacının hastalığı nedeniyle bakıma muhtaç halde olduğunu, davacıya kardeşi ile komşularının baktığını, davacının emekli maaşı dışında geliri olmadığını beyan etmişlerdir.Davacı tarafından dosyaya sunulan 21.09.2010 tarihli … Devlet Hastanesi Sağlık Kurulu Raporu’ndan davacının % 72 oranında, 17.08.2011 tarihli rapordan ise % 98 oranında özürlü olduğu, davacının böbrek nakli ameliyatı geçirdiği, kroner damar hastalığı bulunduğu, görme ve duyma kayıpları, yüksek tansiyon, diyabet gibi ciddi rahatsızlıklarının olduğu anlaşılmaktadır.Davacının özürlü olduğuna ilişkin sağlık kurulu raporlarının mahkemece dikkate alınarak davacının bu haliyle çalışamayacağı, emekli maaşı dışında gelirinin olmadığı, emekli maaşını da tedavi giderleri için harcadığı gözetilmek suretiyle davanın kabulü yönünde hüküm tesisi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.