YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2544
KARAR NO : 2020/4253
KARAR TARİHİ : 20.10.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.11.2016 tarih ve 2014/565 E-2016/724 K. sayılı kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nce verilen 29.03.2017 tarih ve 2017/147 E- 2017/135 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı tarafından davalıya 17.2.2012, 23.03.2012 ve 20.04.2012 vade tarihli 100.000’er TL bedelli 3 adet bono verildiğini, 17.2.2012 vade tarihli bonoya karşılık olarak 23.02.2012 tarihinde banka yoluyla davalıya 49.000.-TL tutarında bir ödeme gerçekleştirildiğini, ancak davalının bu ödeme hiç yapılmamış gibi bonoların tamamını dava dışı …’na ciro ettiğini, dava dışı … tarafından davacı aleyhine bonolara dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, davacının takip alacaklısına bonoların bedelini ödediğini ileri sürerek, 17.02.2012 vade tarihli bono borcuna karşılık mükerrer ödenmek zorunda kalınan 49.000.-TL ile ödenen harç, vekalet ücreti, ve sair tüm icra masrafları için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000.-TL olmak üzere toplam 50.000.-TL fazla ödemenin, ödeme yapıldığı tarihten itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 29.02.2016 tarihli ıslah dilekçesinde, toplam 50.000,00 TL miktar üzerinden açılan davada fazla ödenen harç, vekalet ücreti ve diğer masraflar için 1.000.- TL olan talebini 8.733,41 TL artırarak toplam 58.773,41 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının 23.02.2012 tarihindeki ödemesinin bonoların cirosundan sonra ve başka bir borç için olduğunu, bonoda kısmi bir ödeme yapıldığına dair bir meşruhata rastlanılmadığı gibi, davacı tarafından sunulan banka dekontu üzerindeki açıklamanın elle ve sonradan yazıldığını, söz konusu dekontun orijinalinde böyle bir açıklamanın bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından 17.2.2012 vadeli tarihli bono borcuna karşılık olarak davalıya banka havalesi yoluyla 49.000.-TL ödemede bulunulduğu, bononun ciro yoluyla dava dışı …’nun eline geçtiği, bu bonodan dolayı dava dışı … tarafından davacı hakkında icra takibi başlatıldığı, takip alacaklısı ciro edilen 3. şahıs …’na icra dosyasındaki alacak ve ferilerinden dolayı, fazladan 55.872,71-TL ödeme yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı tarafından yapılan 55.872,71-TL fazla ödemenin, 50.000.-TL’sının dava tarihinden itibaren, 5.872,71-TL’sının ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükme karşı davalı asil tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının, keşide etmiş olduğu 17.02.2012 tarihli 100.000.-TL bedelli bonoya karşılık davalıya 23.02.2012 tarihinde 49.000.-TL ödeme yaptığı, davalının bonoyu dava dışı …’na ciro ettiğini, bu kişi tarafından bono bedelinin tamamı üzerinden icra takibi başlatıldığı, davacının, bono bedelinin, vekalet ücreti, masraf ve sair ferileri ile birlikte ödendiğini ileri sürerek, yapmış olduğu fazla ödemenin davalıdan tahsilini talep ettiği, davalının da, davacının ödemesinin 17.02.2012 tarihli bonoya yönelik olmadığını, başka bir borca ilişkin olduğunu savunarak davanın reddini istediği, kural olarak, havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapılacağı, davacının delil olarak dayandığı havale dekontunda, başka bir amaçla ödeme yapıldığına dair bir şerh bulunmadığı ve havale tarihi bononun tanzim ve vade tarihlerinden sonra olduğundan, bu havalenin 17.02.2012 vade tarihli bonoya yönelik bir ödemeyi içerdiğine dair bir karine mevcut olduğu, bu karinenin aksini ispat külfetinin davalıya ait olduğu, bu ödemenin başka bir hukuki ilişki için verildiğini savunan davalı bu iddiasını yazılı delillerle ispat edemediğinden, mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalının istinaf isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı asil tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı asilin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2.862,46 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 20.10.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.