YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/5108
KARAR NO : 2020/9135
KARAR TARİHİ : 24.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraat
Dolandırıcılık suçundan sanıklar hakkında verilen beraat hükümleri, katılanlar vekilleri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar … ile …’nin Çorlu ilçesinde, katılan …’in ise Saray ilçesinde emlakçılık işiyle uğraştığı, diğer sanık …’in ise Çorlu ilçesinde kamyon garajı bulunduğu, olay tarihinde katılan …’nin yatırım amaçlı arsa almak için yakın arkadaşı olan katılan …’i aradığı, katılanın da arkadaşı olan ve yine Saray ilçesinde emlakçılık yapan tanık … aracılığı ile arsa için sanık … ile görüştüğü ve katılan …’yi Çorlu’ya çağırdığı, daha sonra katılanlar, tanık … ve sanıklar … ve … ile birlikte Vakıflar Köyü arazisi içerisinde yer alan … Mevkii kain 102 parsel numaralı arsayı görmeye gittikleri, arsanın imar durumu ve tapu kaydında herhangi bir sorun olup olmadığı hakkında sanıklar … ile …’e soru sordukları, sanıkların ise arsanın %50’sinin sanayi imarlı olduğu, tapu kaydında bir sorun olmadığı, bir haftaya kadar tapuda intikal işlemin yapabileceği, arsanın sanık …’in kayınpederine ait olduğu bilgisini aldıkları, bunun üzerine arsa için 490.000.TL’ye anlaştıkları ve aralarında “Gayrimenkul Alım-Satım ve Komisyon Sözleşmesi” düzenledikleri, sanık …’in kayınpederinin hasta ve ameliyat olması gerektiğini söyleyerek paranın bir kısmını istediği, bunun üzerine Erzurum’a dönen katılan …’nin 60.000.TL parayı kapora olarak verilmek üzere katılan …’e havale ettiği, katılanın da parayı sanık …’e verdiği, bir hafta sonra Çorlu’ya gelen katılan …’nin arsa sahibinin Amerika’da olduğu ve hastalığı nedeniyle dönemediği bahanesiyle oyalandığı, daha sonra katılanın sanık … vasıtası ile tanıştığı sanık … ile başka bir arazi için anlaştıkları ve karşılığında 37.000.TL bedelli senet düzenlenip sanık …’e verdiği, sonradan katılanlar tarafından yapılan tapu kaydı araştırmasında söz konusu taşınmazların tarla vasfında olduğu, imar durumunun mevcut olmadığı, tarlanın muhtelif yerlerinde köye giden ana su şebeke borularının geçtiği ve
istimlak şerhi bulunduğu, ayrıca tapu malikinin sanık …’in kayınpederine ait olmadığının anlaşıldığı, bunun üzerine katılanların arsaları almaktan vazgeçerek ödedikleri kaporaları istedikleri halde sanıklardan alamadıkları, bu surette sanıkların dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunan somut olayda,
1-Sanıklar … ile … hakkında dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik yapılan temyiz başvurularının incelenmesinde;
Sanıklara isnat olunan, 5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesinde düzenlenen “dolandırıcılık” suçunun yasada öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, aynı Kanunun 66/1-e, 67/2-a ve 67/3 maddeleri uyarınca, olağan zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu ve zamanaşımını kesen en son işlemin de sanık … hakkında 16/11/2011, sanık … hakkında 26/02/2012 tarihli sorgu işlemleri olduğunun tespit edildiği, bu bilgiler ışığında, 8 yıl olağan dava zamanaşımı süresinin, en son zamanaşımını kesen işlem olan sorgu tarihinden, inceleme konusu hüküm tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
2-Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmüne yönelik yapılan temyiz başvurusunun incelenmesinde;
Sanık savunması, katılan beyanları, tanık anlatımları, davaya konu gayrimenkullerin malikinin, vasfının ve imar durumunun ilgili tapu ve belediyede yapılacak basit bir inceleme ile anlaşılabilir bir husus olması ve katılanlardan birinin de emlakçılık işiyle uğraşmakta olup alım-satım ilişkisinde bu araştırmayı yapabilme olanağının sanıklar tarafından ortadan kaldırılmamış olması, taraflar arasında ihtilaf bulunmayan gayrimenkul alım-satım ve komisyon sözleşmesine göre alıcının vazgeçmesi halinde satışa mahsuben ödenen parayı geri alamayacağına dair şart bulunmuş olması, sanıkların katılanlardan parayı alırken hileli bir davranışta bulunduğuna dair her hangi bir iddianın da bulunmaması karşısında, sanıklar ile katılanlar arasındaki uyuşmazlığın gayrimenkul alım-satım aktinden kaynaklanan hukuki ihtilaf mahiyetinde olup, sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğine dair katılanların soyut beyanı dışında mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçeleriyle verilen beraat hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılanlar vekilinin suçun sübut bulduğuna yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 24/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.