YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5137
KARAR NO : 2020/6833
KARAR TARİHİ : 05.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil, Yıkım
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, müvekkillerinin müşterek mülkiyet esaslarına göre malik oldukları dava konusu taşınmazlara davalıların tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisile karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu taşınmazlara davacıların müşterek mülkiyet esaslarına göre kayden malik olduğu, davacı tarafın dava dilekçesinde tanık deliline dayandığı, davalı yanın ise tanıklarının isimlerini cevap dilekçesinde bildirmiş olduğu, hükme esas alınan ve keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerden …’nin aynı zamanda davalı tanığı olarak da gösterilmiş olduğu, 20.05.2015 tarihinde öninceleme duruşmasının yapılıp taraflara delillerinin ve tanık listelerinin bildirimi için iki haftalık kesin mehil verildiği ancak bu iki hafta beklenmeksizin 01.06.2015 tarihinde keşif yapılmasına da öninceleme duruşmasında karar verilerek keşifte iki mahalli bilirkişinin dinlendiği, mahkemece, davalıların değil üçünce kişilerin tecavüzde bulunduğu gerekçesiyle davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddedildiği, mahkemece varılan sonucun dosya içeriğine uygun olmadığı sabittir.
O halde mahkemece; davacı yana da tanıklarını bildirmesi için süre ve imkan tanınması, tarafların tüm delilleri toplandıktan sonra yerel, teknik ve uzman bilirkişiler aracılığıyla taşınmazın bulunduğu yerde tanıklar da dinlenmek suretiyle keşif yapılarak, dava konusu taşınmazlarla ilgili olarak kimin nereyi kullandığı fen bilirkişisi raporu ekinde bulunacak krokiye yansıtılarak, iddia ve savunma çerçevesinde toplanmış ve toplanacak deliller tartışılıp değerlendirilerek talep hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 05.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.