Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/6586 E. 2020/12133 K. 29.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6586
KARAR NO : 2020/12133
KARAR TARİHİ : 29.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanık hakkında müşteki …’a yönelik kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz sebeplerinin yapılan incelemesinde;
Kasti suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
2)Sanık hakkında müşteki …’e yönelik kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz sebeplerinin yapılan incelemesinde;
a)Sanık hakkında, müşteki …’e karşı 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 87/3. maddeleri, müşteki …’a karşı TCK’nin 86/2-3-a maddeleri, müştekiler …, …, … ve …’a karşı TCK’nin 106/1-1.cümle, 125/1, 129, 43 maddeleri, müşteki …’e karşı TCK’nin 86/2. maddesi gereğince kamu davaları açıldığı, 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesinin 2. cümlesine göre; “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümleri uygulanmaz” hükmünün, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik kapsamında aynı mağdura karşı işlenen suçlarla sınırlandırıldığı, bu halde sanığın her bir müştekiye yönelik eylemlerinin ayrı ayrı değerlendirilmesinin gerektiği, bu itibarla sanığın müşteki …’e karşı işlediği uzlaştırma kapsamında bulunmayan tehdit suçu nedeniyle sanığın üzerine atılı temyize konu müşteki …’e karşı basit kasten yaralama suçu yönünden de uzlaştırmanın mümkün olmadığı, uzlaştırma hükümlerinin uygulanamayacağı ve yapılan uzlaştırma teklifinin de hukuken geçersiz olduğu, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi gereğince uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenerek TCK’nin 106/1-1.cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınması ve sanık hakkında müşteki …’e karşı işlediği iddia olunan tehdit ve hakaret suçlarından beraat kararları verilmesi karşısında, CMK’nin 253/3. maddesinin uygulanma koşullarının ortadan kalktığı, müşteki …’e karşı TCK’nin 86/2. maddesi gereğince basit kasten yaralama suçunun uzlaştırmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla; sanık ile müşteki … arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
Kabule göre;
b) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3)Sanık hakkında müşteki …’e yönelik kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz sebeplerinin yapılan incelemesinde;
a)Müşteki …’ün yaralanması hakkında … Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 16.02.2015 tarihli genel adli muayene raporunda ”16.02.2015 tarihinde saat 12:45’te yapılan hastanın muayenesinde önceden olan burunda krepitasyon, burunda şişlik ve nazal kemikte fraktür mevcuttu. Hastanın şuanki muayenesinde eski rapora ek olarak burun üzerinde 2*2 cm çapta ekimoz, sol dizde 3*3 cm çapta abrazyon ve sağ el 3. parmakta 1*1 cm çapta metacarpafalangiol eklem üzerinde ciltte abrazyon mevcut. Hastanın pansumanları yapıldı. Alkol 0 promil. Hastanın mevcut haliyle hayati tehlikesi yoktur. BTM ile giderilemez. Kati raporun KBB uzmanının vereceğini bildirir geçici hekim raporudur.” şeklinde tespitte bulunulduğu, raporun Adli Tıp kriterlerine uygun olmayıp, hükme esas alınacak yeterlilikte bulunmadığı, düzenlenen raporda tespit edilen mevcut kırığın hayati fonksiyonlara etki derecesinin sayısal olarak belirtilmediği, sanığın yargılama aşamasında olaydan birkaç gün önce yolda karşılaştığı müşteki … ile tartışırken yumruk vurup burnunun kırılmasına neden olduğununa dair savunması, tarafların soruşturma aşamasında sanık ile müştekinin temyize konu olaydan bir gün önce kavga ettiklerine, bu konuyla ilgili polis merkezinde ifade verdiklerine dair beyanları mevcut rapor içeriğiyle birlikte değerlendirildiğinde; mahkeme tarafından bu hususun araştırılarak, varsa müştekinin temyize konu olaydan önceki ve temyize konu olaya ilişkin tüm tedavi belgeleri, raporları, varsa grafileri getirtilip Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu’na sevk edilerek, sanığın 16.02.2015 tarihinde müştekiye yönelik gerçekleştirdiği kasten yaralama eyleminin, 5237 sayılı TCK’nin 86 ve 87. maddelerinde belirtilen ölçütlere göre niteliği konusunda duraksamaya yer vermeyecek, sanığın eylemi kırığa sebebiyet vermiş ise müştekide meydana gelen kemik kırığının hayati fonksiyonlara etki derecesi hususunda denetime elverişli olacak nitelikteki raporu alınarak neticesine göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre;
b)Sanık hakkında müşteki …’e karşı kasten yaralama suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK’nin 86/1., 87/3., 29. maddeleri gereğince tayin edilen 11 ay 7 gün hapis cezasının, TCK’nin 62/1. maddesi uyarınca (1/6) oranında indirilmesi sırasında ”9 ay 10 gün” hapis cezası yerine hesap hatası yapılarak “9 ay 12 gün” hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
c)Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 29.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.