YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/602
KARAR NO : 2020/17708
KARAR TARİHİ : 28.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak, 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
16.04.2015 tarihinde yoklukta verilen hükme ilişkin tebligatın, sanık …’ın savunmasının alındığı 12/03/2013 tarihli duruşmada bildirdiği “Beşikkaya 1456 sokak No:4/5 Altındağ ” adresi yerine “Beşikkaya 1956 sokak No:4/5 Altındağ” adreste oturan annesine tebliğ edildiği ve yapılan tebliğin usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz talebinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunan sanıklar … ve … hakkında TCK.nın 58. maddesinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1-Sanık … hakkında silahla tehdit suçuna ilişkin yapılan yargılamada;
Sanıklar …, …, …, …, …’ın, haklarında ayrı soruşturma yürütülen yaşı küçük suça sürüklenen çocuklar ile birlikte, 25.12.2011 tarihinde akşam 20:00 sıralarında mağdurlar … ve …’ı kar maskesi takıp kendilerinin tanınmayacak hale sokarak, zorla ve silahla tehdit edip kaçırdıktan sonra, …’ı serbest bıraktıkları, …’ı ise diğer mağdur …’ün ev adresini öğrendikten sonra serbest bıraktıkları, 26.12.2011 tarihinde saat: 08:30 sıralarında da mağdur …’ü aracını geri alarak park ettiği yerden çıkardığı esnada, yol kesmek suretiyle aynı şekilde kaçırıp tehditle bankadaki 37.000 TL parayı aldıkları olayda, kendilerinin alacak verecek ilişkisinin tarafı olmadıkları ve …’ın tarafı olduğu hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağı tahsil etmek amacıyla hareket ettiklerinin anlaşılması karşısında, eylemlerinin, TCK.nın 149/1-a-b-c-d maddesinde düzenlenen yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağı hususunda delilleri değerlendirme ve yargılama yapma görevinin 5235 sayılı Yasanın 12. maddesi uyarınca Ağır Ceza mahkemesine ait olmakla, CMK’nın 5. maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule ve uygulamaya göre de,
Tek bir fiil ile mağdurlar … ve …’a yönelik silahla tehdit suçunu işlediği kabul edilen sanığın cezasında, zincirleme suç hükümlerine göre TCK.nın 43/2. maddesi gereğince artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanığın eylemlerini silahla, kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyle ve birden fazla kişi ile birlikte gerçekleştirdiği kabul edildiği halde, birden fazla nitelikli hal bir arada gerçekleşmiş olduğundan, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Yaşı küçük suça sürüklenen çocuklar … hakkında dava konusu eylemle ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/44051 Esas sayılı iddianamesi ile Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/14 Esas sayılı dosyasında açılan kamu davası ile bu dava arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğunun anlaşılması karşısında; söz konusu kamu davasının akıbeti araştırılarak, kamu davasına ilişkin kararlar kesinleşmemiş ise davaların birleştirilmesi, aksi halde incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya konulduktan sonra sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Sanıklar …, …, … ve … hakkında 6136 sayılı yasaya muhalefet etme suçundan kurulan hükümlerde;
a)Adli emanetin 2012/3815 sırasında kayıtlı olup, sanıklar … ve …’ın ikametinden ele geçen silah ve fişeklerin, 6136 sayılı Yasa kapsamında yasak niteliği haiz olup olmadığının tespiti hususunda Adli Tıp Kurumu, Emniyet veya Jandarma Kriminal Laboratuvarından alınacak rapor ile kesin olarak saptandıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, rapor aldırılmadan eksik araştırmayla yazılı şekilde hükümler kurulması,
b)İddianame anlatımında, sanık …’in mağdur …’e karşı kişi hürriyetini yoksun kılma suçunu işlediği sırada üzerinde tabanca bulundurduğu gerekçesiyle dava açılmış olması, sanıktan ele geçen bir tabancanın bulunmaması ve suça konu tabancanın 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz olup olmadığı hususunda Kriminal Laboratuvar veya Adli Tıp Kurumu Başkanlığından rapor alınmamış olması karşısında, sanık hakkında ruhsatsız tabanca taşıma suçundan, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı biçimde mahkumiyet hükmü kurulması,
4-Sanıklar …, …, …, …, …, …, … hakkında mağdurlar … ve …’a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerde;
a) Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2012/33838 Esas sayılı iddianamesi anlatımında sanıklar …, …, …, …’in, mağdurlar …, … ve …’e karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun işledikleri, fakat iddianamenin sevk maddeleri kısmında bu sanıklarla birlikte sanık …’ın da hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı, iddianame anlatım ve sevk maddeleri kısmının uyumlu olmadığı, gerekçeli kararda ise karar başlığında yedi sanığın adı yazılması ve sadece iddianame sevk maddeleri kısmında, sanık …’ın mağdurlar … ve … …’a yönelik kişi özgürlüğünü kısıtlama suçunu işlediğine yönelik sevk maddeleri dışında anlatımda bu sanığın herhangi bir eylemine yer verilmemesi karşısında, hangi sanığın hangi mağdura karşı atılı suçu ne şekilde işlediği açıkça belirtilmeden, mahkumiyet kararı verilerek hükümde karışıklığa neden olunması,
b)Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2012/33838 Esas sayılı iddianamesiyle, sanıklar …, …, …, …’in, mağdurlar …, … ve …’e karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kamu davası açılmış olması ve iddianamede bu sanıkların mağdur …’a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan yönteme ve biçime uygun olarak açılmış dava bulunmaması karşısında, 5271 sayılı CMK’nın 225/1. maddesi uyarınca “Hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak yazılı şekilde açılmayan davadan hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanıklar … müdafii, … müdafii, … müdafii, sanıklar …, …, …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri gereğince ceza miktarı bakımından kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 28.10.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.