YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2750
KARAR NO : 2020/4802
KARAR TARİHİ : 05.10.2020
İtiraz Eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
İtiraz Edilen Daire Kararı : Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 30/09/2015 tarih ve 2015/9592 esas 2015/6295 sayılı kararı
İtirazla İlgili Mahkeme Kararı : Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/03/2015 tarih ve 2014/65 esas 2015/85 sayılı kararı
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
İtiraz yazısı ile dava dosyası incelendi.
A) KONUYLA İLGİLİ BİLGİLER :
Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık hakkında, Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucu 05/03/2015 tarihinde 2014/65 esas ve 2015/85 sayılı karar ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı TCK ‘nın 188/3, 188/4, 43/1, 62, 52/2, 52/4. maddeleri uyarınca 7 yıl 9 ay 22 gün hapis ve 3740 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş; sanık, müdafii ve vasisi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 30/09/2015 tarihinde 2015/9592 esas ve 2015/6295 sayılı kararı ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Kesinleşen karara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanık hakkında 03/11/2013 tarihli eyleminden dolayı daha önce açılmış ve mahkûmiyet hükmü kesinleşmiş olan Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/02/2014 tarih ve 2013/329 esas, 2014/23 sayılı kararı nedeniyle sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün bozulması istemiyle itiraz edilmiştir.
B) İTİRAZ NEDENLERİ :
Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/02/2014 tarih ve 2013/329 esas, 2014/23 sayılı kararından sonra 17/02/2014 tarihinde 03/11/2013 tarihli eylemle birlikte altı farklı tarihte işlenmiş uyuşturucu madde ticareti suçuna ilişkin iddianame düzenlendiği, bu iddianameye dayanılarak verilen hükmün 03/11/2013 tarihli eylem yönünden mükerrer nitelikte olduğu ancak farklı tarihlerde işlenmiş ve zincirleme suç özelliği arz eden başka eylemlerinde varlığı gözetildiğinde ikinci davada ilk mahkûmiyet hükmü üzerinden TCK’nın 43. maddesi uyarınca yapılacak arttırım miktarınca cezaya hükmedilmesi gerekçesi ile itiraz edilmiştir.
C) CUMHURİYET BAŞSAVCISININ İTİRAZIYLA İLGİLİ YASA HÜKÜMLERİ :
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 308. maddesi:
(1) Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, re’sen veya istem üzerine, ilamın kendisine verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz.
(2) (05.07.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6352 sayılı Kanunla eklenen fıkra) itiraz üzerine dosya, kararına itiraz edilen daireye gönderilir.
(3) (05.07.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6352 sayılı Kanunla eklenen fıkra) Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir.
D) İTİRAZIN VE KONUNUN İRDELENMESİ :
Sanık hakkında, 11/09/2013, 19/09/2013, 26/09/2013, 27/09/2013, 30/09/2013, 01/10/2013, 03/10/2013, 07/10/2013, 08/10/2013, 12/10/2013, 23/10/2013, 31/10/2013 ve 03/11/2013 tarihlerinde işlediği ileri sürülen uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 17/02/2014 tarihli iddianame ile açılan dava üzerine, Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesince 05/03/2015 tarihinde 2014/65 esas ve 2015/85 karar sayı ile mahkûmiyet kararı verilmiş; sanık, müdafii ve vasisi tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 9. Ceza Dairesince 30/09/2015 tarihinde 2015/9592 esas ve 2015/6295 sayılı karar ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Sanık hakkında 03/11/2013 tarihinde işlediği ileri sürülen suç nedeniyle 10/11/2013 tarihli iddianame ile açılan dava üzerine Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesince 05/02/2014 tarihinde 2013/329 esas ve 2014/23 sayılı karar ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiş, sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş Dairemizce 11/06/2014 tarihinde 2014/3332 esas ve 2014/4581 sayılı karar ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Sanık hakkında yapılan yargılamalarda 03/11/2013 tarihli eylemi nedeniyle iki kez cezalandırılmasının usul ve yasalara aykırı olduğu değerlendirilmiş ve belirtilen duruma göre Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olduğunun kabulü gerekmiştir.
E) KARAR: Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne,
2- Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 30/09/2015 tarihli, 2015/9592 esas ve 2015/6295 karar sayılı düzeltilerek onama kararının KALDIRILMASINA,
3- Sanık hakkındaki hükmün incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın 11/09/2013, 19/09/2013, 26/09/2013, 27/09/2013, 30/09/2013, 01/10/2013, 03/10/2013, 07/10/2013, 08/10/2013, 12/10/2013, 23/10/2013, 31/10/2013 ve 03/11/2013 tarihlerinde işlediği uyuşturucu madde ticareti yapma eyleminden dolayı temyize konu bu davanın açıldığı; 03/11/2013 tarihinde işlemiş olduğu uyuşturucu madde ticareti yapma eylemi nedeniyle ise Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesine 2013/329 esas ve 2014/23 karar sayılı davanın açılarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 188/3, 62, 52/2, 52/4. maddeleri uygulanmak suretiyle neticeten 4 yıl 2 ay hapis cezası ile 1000 TL adli para cezası verildiği, hükmün temyizi üzerine Dairemizin 11/06/2014 tarih 2014/3332 esas ve 2014/4581 sayılı kararıyla onanmak suretiyle kesinleştiği anlaşıldığından, hükmü kesinleşen Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/329 esas 2014/23 karar sayılı dosyasının itiraza konu dosya içine alınıp her iki dosyanın birlikte incelenmek suretiyle; 11/09/2013, 19/09/2013, 26/09/2013, 27/09/2013, 30/09/2013, 01/10/2013, 03/10/2013, 07/10/2013, 08/10/2013, 12/10/2013, 23/10/2013, 31/10/2013 ve 03/11/2013 tarihli suçlar ile kesinleşen davaya konu olan 03/11/2013 tarihli suçun müstakil suçlar olup olmadığının ya da “bir suç işleme kararının icrası kapsamında” işlenen zincirleme suçu oluşturup oluşturmadıklarının tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesinde ve zincirleme suçu oluşturduklarının saptanması durumunda, bunlardan en ağır sonuç doğuran suç esas alınarak tayin edilecek cezanın, zincirleme suçu nedeniyle TCK’nın 43. maddesi gereğince artırılmasında ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” aradaki fark kadar “ek cezaya hükmolunması”, aksi halde “ek ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın, müdafiinin ve vasisinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, CMK’nın 302. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 05/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.