YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/4492
KARAR NO : 2020/8432
KARAR TARİHİ : 10.09.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK.nın 157/1, 62/1, 52/2, 53, 58 maddeleri gereğince mahkumiyet (3 kez)
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükümden önce 05/08/2017 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7035 sayılı Kanun’un 21. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 291. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen ve bölge adliye mahkemelerinin kararlarına karşı yedi gün olarak öngörülen temyiz süresinin onbeş gün olarak değiştirildiği; ancak bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20/07/2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtay’dan geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı CMUK’nın 305 ilâ 326. maddelerinin uygulanması gerektiği ve 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddesi uyarınca da temyiz süresinin bir hafta olduğu gözetilmeden, hüküm fıkrasında kanun yoluna başvuru süresinin 15 gün olduğu belirtilmek suretiyle yanıltıcı ifade kullanılmış olması karşısında; sanığın 7 günlük yasal süresi geçtikten sonra yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğunun kabul edilerek yapılan incelemede;
Dairemizin bozma ilamı sonucunda dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği, ancak; uzlaştırmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın, gazete ve internet sitelerine ilan verip kendisi ile irtibata geçen katılanlara kendilerine gemi adamı belgesi alınacağı ve iş bulunacağı vaadinde bulunarak katılan …’ten 100 Amerikan Doları, Mehmet Oğuz’dan 1.400 TL ve katılan …’den 800 TL aldıktan sonra işyerini kapatıp ortadan kaybolduğu, bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda; her ne kadar sanık savunmalarında, gazete ve internet ilanlarını kendisinin vermediğini, katılanlardan para alındığı tarihte deniz seferinde olduğunu, ortakları tarafından kurs verildiğini belirtmişse de; sanığın deniz seferinde olduğu, katılanlara kurs verildiği ve parayı ortaklarının aldığını iddialarını ispatlar herhangi bir delil sunamaması, katılanların aşamalardaki görüşmeleri sanıkla yaptıkları yönündeki istikrarlı anlatımları, gazete ve internet çıktıları, makbuzlar, uzlaştırmanın sağlanamadığına dair rapor ile dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın her bir katılana karşı ayrı ayrı dolandırıcılık suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın suçun sübut bulmadığı gerekçesine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 10/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.