YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5670
KARAR NO : 2020/4503
KARAR TARİHİ : 29.09.2020
Mahkeme : DENİZLİ 1. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkumiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
A) Sanıklar İskender, Mehmet, …, … ve Halil hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Hükümden sonra TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak; Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayınlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas 2015/85 sayılı kararı ve 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesinde yapılan değişikliklerin, infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
B) Sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru olarak belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Denizli İl Jandarma Komutanlığı’nca Mahkeme’ye karardan sonra verilen 30.11.2011 tarihli cevabi yazıda “… Gökçen isimli şahıs her ne kadar kayıtlı haber elemanı olmasa da suçun ortaya çıkartılmasında, şüphelilerin tespitinde ve suç unsuru malzemelerin ele geçirilmesinde TCK. 278 kapsamında kolluğa bilgi vererek yardımcı olmuştur” şeklinde bilgi olduğu, dosya içerisinde yapılan incelemede 09.11.2010 tarihli celsedeki 5 numaralı ara kararın “gizli soruşturma görevlilerinin kimliklerinin açıklanması hususunda sakınca olup olmadığıyla” ilgili olduğunun anlaşılması karşısında; cevabi yazıda belirtilen “09.11.2010” tarihli başka bir yazının olup olmadığı ve suçun ortaya çıkartılmasında, sanığın ne şekilde yardım ettiğinin araştırılarak sonucuna göre, sanık hakkında TCK’nın 192/3. maddesinin uygulanmasının gerekip gerekmediğinin tartışılması gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA,
29/09/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.