Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2020/7105 E. 2020/15026 K. 05.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7105
KARAR NO : 2020/15026
KARAR TARİHİ : 05.11.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı isteminin özeti:
Davacı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları ile yol yardımı, süt yardımı ve gündüz vardiya zammı alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında fazla çalışma ücretinin hesaplanması konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Dosyada mevcut olmamakla birlikte Dairemizin temyiz incelemesinden geçen 2020/3194 esas sayılı emsal dosyada mevcut taraflar arasında yürürlükte bulunan Toplu İş Sözleşmesi’nin 18. maddesinde “…Üçlü vardiyalı çalışmalarda aylık ücretinin %20’sinin vardiya zammı olarak ödeneceği” düzenlenmiştir. Somut olayda, davacının imzasız ücret bordrolarında vardiya zammı tahakkukları bulunduğu görülmekle buna göre banka kayıtları celbedilerek mahkemece vardiya zammı olarak davacı işçiye ödendiği tespit edilen miktarın aynı dönem için hesaplanan fazla çalışma ücreti alacağından mahsubu gerektiğinin düşünülmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Taraflar arasında davacının yol yardımı alacağı bulunup bulunmadığı uyuşmazlık konusudur.
Somut olayda; davacı taraf, servis hizmetinden yararlanmadığını ve tamamen kendi imkanları işe işe gidip geldiğini, davalının işyerine ulaşımın sağlamasının zorunlu olduğunu, bu ulaşım sağlanmıyorsa ücretinin karşılanmasının gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı taraf ise, idarenin bünyesindeki tüm çalışanlara servis tahsis ettiğini, tüm çalışanlarının servis hizmetlerinden 2012 Haziran ayına kadar yararlandığını, 2012 Haziran ayından itibaren ise servis ücretlerinin maaşlarına yansıtıldığını savunmuştur. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının servisten yararlandığı iddiasının ispatlandığının kabul edilemeyeceği belirtilerek günlük gidiş-dönüş yol ücreti üzerinden hesaplama yapıldığı belirtilmiştir. Ancak, Mahkemece yapılan araştırma yeterli değildir.
Davacının yararlanma hakkına sahip olduğu, (yukarıda da belirtildiği üzere dosyada mevcut olmamakla birlikte Dairemizin temyiz incelemesinden geçen 2020/3194 esas sayılı emsal dosyada mevcut) 01.01.2009-31.12.2011 tarihleri arasında yürürlükte bulunan Toplu İş Sözleşmesi’nin 31. maddesinde ise servis imkanından yararlandırılmayan işçiye toplu taşıma araçlarından faydalandırılması için taşıma kartı ve paso verilmesi gerektiği, 01.01.2012-31.12.2013 tarihleri arasında yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinde ise işverenin taraf sendika üyesi işçilerine işe gidip gelebilmelerini sağlamak için servis tahsis edeceği ya da aylık net 60,00 TL ulaşım yardımı yapacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
Şu halde, davacıya belediye otobüs bileti verilip verilmediği ya da işçinin toplu taşıma araçlarından faydalandırılması için taşıma kartı ve paso verilip verilmediği araştırılarak sonucuna göre hükme esas alınan hesaplama dönemlerine ilişkin yol yardımı alacağı bulunup bulunmadığı konusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca, davalının bilirkişi ek raporuna itirazlarında geçen ve sunulduğu belirtilmekle birlikte Dairemizin geri çevirme kararından sonra dosyaya sunulduğu görülen davacı işçinin imzasını havi 11.06.2015 tarihli yazılı beyanında Arıtma Tesisleri Daire Başkanlığına bağlı İçmesuyu Arıtma Tesisi Şube Müdürlüğü emrinde çalıştığı 2009-2013 yılları arasında lojmanda ikamet ettiğinden ulaşım için bedel ödemediğine ve 2014-2015 yılları arası ise kiralanan servise bindiğine dair ifadelerin yer aldığı görülmektedir. Söz konusu yazılı beyan davacı asile gösterilmek suretiyle beyanlarının alınmasından sonra dava konusu dönemi ilgilendiren bölüme ilişkin değerlendirme yapılmalıdır.
Diğer yandan, dosyaya sunulan 2012 yılına ilişkin davacı imzası bulunmayan ücret bordrolarında yol yardımı tahakkukları görülmekte olup banka kayıtları celbedilerek ödenip ödenmediği tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
4-Yukarıda belirtilen davacı işçinin imzasını havi 11.06.2015 tarihli yazılı beyanda, Arıtma Tesisleri Daire Başkanlığına bağlı İçmesuyu Arıtma Tesisi Şube Müdürlüğünde çalıştığı 2009-2015 yıllarına ait günlük 0,5 litre sütlerinin tamamını eksiksiz olarak teslim aldığına dair ifadeler yer almakta olup 2009 yılı 12 ay olmak üzere diğer yıllar 2015 Mayıs ayına kadar ay ay gösterilen süt(litre) miktarların bulunduğu görülmektedir. Yine bu hususta da davacı asilin beyanlarının alınmasından sonra dava konusu dönemi ilgilendiren bölüme ilişkin değerlendirme yapılmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.11.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.