YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/35010
KARAR NO : 2020/17671
KARAR TARİHİ : 08.12.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait hastanede yoğun bakım hemşiresi ve 2010 yılı sonrasında süpervisör hemşiresi olarak çalıştığını, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, toplanan delillere göre ve bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçe ile hafta tatili ücreti talebinin reddine diğer taleplere yönelik davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle ve kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere davacı ve davalı vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı ve fazla çalışmanın hesap yöntemi konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazi kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.
Yine işçilerin gece çalışmaları günde yedi buçuk saati geçemez (İş Kanunu, Md. 69/3). Bu durum günlük çalışmanın, dolayısıyla fazla çalışmanın sınırını oluşturur. Gece çalışmaları yönünden, haftalık kırkbeş saat olan yasal çalışma sınırı aşılmamış olsa da günde yedibuçuk saati aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti ödenmelidir. Dairemizin kararları da bu yöndedir. Ayrıca Postalar Halinde İşçi Çalıştırılarak Yürütülen İşlerde Çalışmalara İlişkin Özel Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in gece çalışma süresini düzenleyen 7/son maddesine göre postalar halinde işçi çalıştırılarak yürütülen işlerde, çalışma süresinin yarısından çoğu gece dönemine rastlayan bir postanın çalışması, gece çalışması sayılır.
Somut uyuşmazlıkta, davacının süpervisör hemşire olarak çalıştığı dönemde 18.00-08.00 saatleri arasında ayın 15 günü çalıştığı, yani bir gün ara ile çalıştığı anlaşılmakta olup bu şekilde çalıştığı işverenin de kabulündedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının günlük 14 saatlik çalışmasından 1,5 saat ara dinlenmesi düşülerek 12,5 saat çalıştığı 7,5 saatlik gece çalışmasını aşan 5 saat günlük fazla mesai yaptığı değerlendirilmiş, haftalık çalışma süresinin 45 saati aşmadığı gerekçesiyle gece fazla çalışma saati saat ücretinin 0,5 oranıyla çarpılarak alacak hesaplanmıştır. Dairemizin 2015/32990 esas, 2019/7188 karar sayılı 29.03.2019 tarihli kararında olduğu gibi gece çalışmasında denkleştirme mümkün olmadığından davacının gece çalışmaları saat ücretinin %50 fazlasıyla yani saat ücretinin 1,5 katı ile çarpılarak hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Davacının ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmasının karşılığının ödenip ödenmediği uyuşmazlık konusudur.
Davacı Mahkemenin 14.06.2016 tarihli duruşmasında davacı asil olarak beyanında dini ve milli bayramlarda nöbeti denk geldiğinde çalıştığını, yaptığı çalışma karşılığında zaman zaman ücretlerini aldığını, zaman zaman da karşılığında izin kullandığını beyan etmiştir. Davacının ikrarı kendisini bağlayacağından ulusal bayram ve genel tatil ücreti talebinin reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08/12/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.