Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/11135 E. 2020/12098 K. 29.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11135
KARAR NO : 2020/12098
KARAR TARİHİ : 29.09.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, beraat,mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık … müdafii, sanık … ve katılan sanık … müdafii

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında katılan …’e karşı kasten yaralama suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının aynı Kanun’un 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup temyizinin mümkün olmadığı, sanık müdafii tarafından yapılan itiraz neticesinde…3. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.05.2016 tarihli ve 2016/382 D.iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilerek kesinleşmiş olduğu anlaşılmakla, dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesine için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Sanıklar … ve … hakkında katılan …’e karşı hakaret suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik sanıklar müdafiinin vekalet ücreti ile ilgili temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine hazine aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilebilmesi için sanığın üzerine atılı tüm suçlardan beraat etmesi gerektiği, sanık …’ün katılan …’e yönelik hakaret suçundan beraat etmesine rağmen aynı katılana yönelik kasten yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması karşısında, bu nedenle beraat ettiği suç yönünden vekalet ücretine hak kazanamayacağı anlaşılmakla, mahkemece sanık … lehine hazine aleyhine vekalet ücreti ödenmesine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık …’in aynı zamanda katılan sıfatının bulunduğu, katılan sıfatıyla kendisine yönelik eylemi nedeniyle sanık … aleyhine katılan … lehine vekalet ücreti ödenmesine hükmedilmediğinin anlaşılması karşısında, beraat eden sanık … lehine hazine aleyhine ayrıca ikinci kez vekalet ücreti ödenmesine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin isteme aykırı olarak ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında katılan …’e karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
…’ün dosyada sadece sanık sıfatı bulunduğu katılan sıfatı bulunmadığı halde, kendisini vekille temsil ettiren sanık … lehine sanık … aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin, katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi uyarınca, hükümden “Katılan sanık … ve Sanık …’in kendilerin tek vekaletnameli avukat ile temsil ettirdiklerinden 3.600 TL maktü vekalet ücreti takdirine, katılan sanık …’den tahsil edilerek katılan sanık … ve katılan sanık …’e verilmesine” cümlesinin çıkartılması yerine “Katılan … kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 3.600 TL maktu vekalet ücretinin sanık …’den alınarak katılana verilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.