YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/11112
KARAR NO : 2020/10059
KARAR TARİHİ : 23.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1. Sanıklardan … hakkında dava konusu kaçak akaryakıtı diğer sanık …’a ait firmaya satan … İnşaat firmasının yetkilisi olduğu iddiasıyla kamu davası açılmış olup, sanık …’nun savunmasında: … firmasının muhasebe işlerine bakmakta olduğunu, şirkette ortaklığının ve yetkisinin bulunmadığını, ticaret sicili kayıtlarından da gerçek durumun anlaşılabileceğini, suçlamaları kabul etmediğini belirttiği, dosyada mevcut 13/01/2013 tarihli imza sirküleri suretine göre de … İnşaat firmasının müdürünün … olması karşısında; … firmasının suç tarihindeki yetkili temsilcisinin ticaret sicil kayıtlarından araştırılması ve …’nin dinlenilmesinden sonra neticesine göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
2. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eylemlerinin 5015 sayılı Yasanın Ek 5/1. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 5015 sayılı Yasanın Ek 5/1. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/12. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/12. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 5015 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın ilgili hükümleri (5607 sayılı Yasanın 3/12. maddesi) somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
3. Sanıkların eylemlerinin, suç tarihi ve ele geçirilen eşyanın niteliği itibarıyla suç tarihinde yürürlükte olan 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun ek 5/1. maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden, TCK’nun “zaman bakımından uygulama” başlıklı 7. maddesi nazara alınarak, 11.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren ve olay tarihinde yürürlükte olmayan ve lehe hüküm içermeyen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 6455 sayılı Yasa ile değişik 3/12. fıkrasından hüküm kurulması,
4. Sanıklar hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak TCK’nun 62/1. maddesi yerine 62/2. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
5. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Uzun süreli hapis cezası ertelenmeyen sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı sanıkların kendi altsoyları üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmelerine, altsoyları dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
6. Davaya konu kaçak akaryakıtın 5015 sayılı Yasanın Ek 5/1. maddesi gereğince müsaderesi yerine TCK’nun 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi,
7. 5237 sayılı TCK’nun 54/1. maddesi uyarınca zoralım kararı verilebilmesi için zoralıma konu aracın iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmaması gerektiği, dosya kapsamına göre dava konusu …. plakalı tankerin 01/01/2013 tarihli kira sözleşmesi ile malen sorumlu … firması tarafından sanık …’a ait …. Petro Kimya firmasına 5 yıl süre ile kiralandığının anlaşılması karşısında, nakil aracının kaçakçılık suçunda kullanılması amacıyla sanık …’a teslim edildiğine ilişkin dosya kapsamında yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden sahibine iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafii, sanıklar … ve … ile katılan malen sorumlu … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.