Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/487 E. 2020/4622 K. 02.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/487
KARAR NO : 2020/4622
KARAR TARİHİ : 02.11.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06.07.2017 tarih ve 2016/387 E.- 2017/300 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 21.11.2019 tarih ve 2018/1649 E.- 2019/1162 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının “i-garanti”, ve “garanti” gibi “garanti” ana unsurlu tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “İ.K GARANTİ HALI” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı kuruma başvuruda bulunduğunu, 2015/19277 kod numarasını alan başvuruya yaptıkları itirazın, davalı TPMK’nin 2016-M-8426 sayılı YİDK kararı ile yerinde görülmeyerek reddedildiğini, kararın haksız olduğunu, markaların karıştırılma ihtimali bulunacak düzeyde benzediğini ileri sürerek, 2016-M-8426 sayılı YİDK kararının iptaline ve davalı şirket markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu “İ.K GARANTI HALI” markası ile davacı şirketin “Garanti” ibareli seri markaları arasında benzerlik olsa ve davacının markaları tanınmış olsa da davalı marka başvurusu kapsamında 27. sınıfta yer alan mallar açısında karıştırılma ihtimalinin olmadığı, 556 sayılı KHK’nın 8/4. maddesinin şartlarının gerçekleşmediği ve dava konusu başvurunun 556 sayılı KHK’nın 35/1. maddesi anlamında kötü niyetle yapıldığı yönünde kanaat oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı şirketin “Garanti” ibareli markalarında yer alan mal ve hizmetlerin, davalı şirketin marka başvurusunun kapsamında kalan 27. sınıfta yer alan mallar ile benzer olmadığı, uyuşmazlık konusu mallar açısından, 556 sayılı KHK’nın 8/4. maddesinin şartlarının davacı yararına gerçekleşmediği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 02.11.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.