Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2017/13000 E. 2020/11976 K. 08.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/13000
KARAR NO : 2020/11976
KARAR TARİHİ : 08.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Olay tutanağına göre; kaçakçılıkla mücadele çalışmaları kapsamında kolluk görevlilerinin Sürat Kargo … Şubesi önünde çok sayıda koli olduğunu, kolilerin yırtık yerlerinden içlerindeki makaronların görünmekte olduğunu fark ettikleri, kargo şubesi önünde bulunan 17 adet koliden 8 tanesinin göndericisinin …, alıcısının sanık …, 5 adedinin göndericisinin sanık …, alıcısının …, 4 adedinin göndericisinin sanık …, alıcısının … olduğunun tespit edilerek kargo şubesi çevresinde tertibat alınarak beklenildiği, gönderileri teslim almaya gelen kimse olmadığı, aynı gün kendisini … olarak tanıtan bir şahsın kargo şubesini arayarak kolileri teslim almaya gelmeyeceğini, iade edilmesini istediğini söylediği, Cumhuriyet Savcısından alınan yazılı arama emri ile yapılan aramada koliler içerisinde 170.000 adet kaçak makaron ele geçirildiği, sanığın savunmasında; ele geçen makaronlarla ilgisinin bulunmadığını, kendisinin kargoda indirimi olduğu için isminin kullanılmış olabileceğini belirttiği olayda: …, … ve …’ın dinlenilmeleri, sanığa gsm hattına ilişkin görüşme kayıtlarındaki olay öncesine ait … ve … ile olan görüşmelerinin açıklattırılması, olay tarihine ait ilgili kargo şubesinin telefon hattının görüşme kayıtlarının celbedilerek incelenmesi, gerekirse göndericisi sanık … gözüken kargo paketlerine ait belgeler üzerinde gönderen kişiye ait yazı, rakam ve imza bulunması halinde, bu belgeler dosyaya celbedilerek sanığın eli ürünü olup olmadığına dair inceleme yaptırılması ile neticesine göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08/09/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.