Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/4106 E. 2013/20601 K. 15.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4106
KARAR NO : 2013/20601
KARAR TARİHİ : 15.11.2013

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/12/2012 tarih ve 2011/338-2012/286 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile kardeş olup ortak murisleri babaları zamanından beri kuru temizleme işi ile iştigal ettiklerini, babalarının 20.08.2001 tarihinde ölümünden sonra “güven kuru temizleme” isimli Onur Sok, No:…, Maltepe-Ankara adresinde bulunan işyerinin miras taksim sözleşmesine göre yarı yarıya taraflara geçtiğini, 09.02.2007’de yapılan sözleşme ile de davalının ½ mülkiyet ve işyerinin isim hakkını da müvekilline devrederek ayrılmasına rağmen, 2007 yılı Haziran ayında müvekkiline ait işyerinin bitişiğinde “güven kuru temizleme” ismi ile işyeri açarak haksız rekabet yarattığını, müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek, haksız rekabet yaratan eylemlerin önlenmesine, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00 TL, ıslahla toplam 8.861,68 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu işyerinin babaları zamanından beri ortak işletildiğini, müvekkiline ait İncirli Ankara semtinde de 1984 yılından beri aynı isimle işyeri bulunduğunu, sözleşme içeriğinde isim hakkının devredildiği ya da anılan ismin münhasıran davacı tarafından kullanılacağına dair kayıt bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının “güven kuru temizleme” isimli işyerinin bitişiğine davalının “Güven” çekirdek unsurunu barındıran işletme açmasının iltibasa yol açacağı, tarafların 29.01.2007 tarihinde imzaladıkları sözleşme ile davalı …’in işletmedeki ½ hissesini ve işletmecilik haklarını davacıya “işletmecilik haklarına ayrıca bir bedel alarak” devrettiği, davalının bir kez “güven kuru temizleme” isimli ticaret unvanı bulunan işyerindeki hissesini bütün aktif ve pasifiyle işletme hakkıyla birlikte devrettikten sonra yeniden bu isimle davacının işyerinin bitişiğinde bir ticari işletme açmasının haksız rekabet yaratacağı, davacının bitişiğinde davalının da aynı faaliyette bulunduğu dikkate alınarak davalı tarafından elde edilebilecek kar miktarının davacı karıyla orantılandığı, davalının işyerinin 2007 yılından 2009 yılına kadar açık kaldığı 23 aylık dönemde elde ettiği karın 8.861,68 TL hesaplandığı, davalının elde etmesi muhtemel gelirin bu miktar olduğu, davalının işyerini kapatması nedeniyle ihlal eylemlerinin sona erdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının iddia konusu eyleminin haksız rekabet olduğunun tespiti ile “Güven” ibaresini kuru temizleme hizmetlerinde kullanmasının önlenmesine, davalı mevcut işyerini terk ettiğinden haksız rekabetin men’i istemi konusuz kalmakla bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8.861,68 TL maddi tazminat ile takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Mahkemece verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine davacı vekili davalı tarafın temyiz dilekçesine cevabında kararın davacı yararına bozulmasını talep etmiş olup, katılma yoluyla temyiz niteliğinde olan bu dilekçenin temyiz defterine kaydedildiği belirlenemediği gibi temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içerisinde rastlanmamıştır.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK’nun 434 ncü maddesinde açıklanmıştır. Buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının da yatırılmış olması gerekmektedir. Davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilen katılma yoluyla temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve taraflar arasındaki 29.01.2007 tarihli sözleşme ile Onur Sok. No:…, Maltepe/Ankara adresindeki işletmenin mülkiyeti ile birlikte işletme adının da devredilmesine rağmen davalı tarafından devredilen işyerinin hemen bitişiğinde aynı isimle yeni bir işyeri açmanın haksız rekabet yaratmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki (3) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Ancak, dava tarihi 15.01.2008 tarihi olup davacı vekili, dava dilekçesinde davalının haksız rekabet yaratan eylemlerinin önlenmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini, 24.09.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile bilirkişilerce hesaplanan 8.861,68 TL maddi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir. Mahkemece bilirkişilerce hesaplanan 8.861,68 TL maddi tazminatın kabulüne karar verilmiş ise de hükme esas alınan bilirkişi raporunda maddi tazminat hesabı davalının dava konusu işyerini açtığı 11.05.2007 tarihinden işyerini kapattığı tarih olan 16.03.2009 tarihine kadar hesaplanmıştır. Dava 15.01.2008 tarihinde açıldığına göre mahkemece, davacının zararının dava tarihi itibariyle hesaplanması gerekirken talep aşımı yaratacak şekilde 16.03.2009 tarihine kadar yapılan hesap doğrultusunda maddi tazminatın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, alınmadığı anlaşılan 103,50 TL temyiz başvuru harcı ile 24,30 TL temyiz ilam harcının davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 15/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.