Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2020/5116 E. 2021/1589 K. 24.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5116
KARAR NO : 2021/1589
KARAR TARİHİ : 24.03.2021

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Tefecilik
Hüküm : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında tefecilik yaptığı yönündeki ihbar üzerine yapılan soruşturma sonucunda; Adana C.Başsavcılığının 26/02/2012 tarih ve 2012/34773 sayılı soruşturma dosyası üzerinden kovuştırmaya yer olmadığına karar verildiği, bu defa aynı bilgi sahibi olarak dinlenen kişilerin beyanlarından ibaret olan Konya Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığının suç duyurusu raporuna istinaden tefecilik suçundan Adana C.Başsavcılığınca 28/11/2013 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 172/2. maddesine göre kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe aynı fiilden dolayı kamu davası açılamayacağı, aynı Kanun’un 173. maddesinde de kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz usulünün düzenlendiği, kovuşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin kararın tebliğ sonucu itiraz edilmeden kesinleşmesi veya itirazın merciince reddedilmesi halinde, yeni delil elde edilmeden açılan kamu davasında mahkumiyet kararı verilemeyeceği gözetilerek, kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair kararın suçtan zarar gören Hazineye tebliğ edildiğine dair tebligat parçalarının incelenen dosya içinde bulunmadığı nazara alınıp, tebligat yapılıp yapılmadığı ile bu kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, tebligat yapılmamış ise kovuşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin kararın suçtan zarar görene tebliği ile karara itiraz edilmesi halinde sonucuna göre Adana C.Başsavcılığının 2012/34773 sayılı soruşturma dosyasının akıbeti araştırılıp tasdikli suretinin temininden sonra konusunun aynı olduğu ve kesinleştiğinin anlaşılması halinde bu eylem bakımından kamu davasının reddine karar verilmesi; anılan kararın kaldırılıp sanık hakkında iddianame düzenlenerek kamu davası açılması halinde ise davaların birleştirilmesi cihetine gidilerek, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması bakımından icra dairelerinden sanığın alacaklı olduğu icra dosyalarının sorulup var ise aslı veya onaylı suretleri getirtilip borçlu gözüken kişilerin faiz karşılığı sanıktan para alıp almadıkları konusunda tanıklıklarına müracaat edilmesi ve sanığın tefecilik yapıp yapmadığına dair kolluk marifetiyle araştırma yaptırılmasından sonra sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin08/10/2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 24/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.