Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/32303 E. 2021/3880 K. 01.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/32303
KARAR NO : 2021/3880
KARAR TARİHİ : 01.03.2021

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : …
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan TCK’nın 151/1, 31/3. maddelerinde tanımlanan mala zarar verme suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerine göre hesaplanan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleştiği 30/12/2011 tarihinde duran ancak deneme devresinde ikinci suçun işlendiği 24/02/2013 tarihinde tekrar işlemeye başlayan 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımının, suçun işlendiği tarih olan 09/12/2006 tarihinden karar tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
2- Hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası tayininden sonra, aynı Kanun’un 143. maddesiyle bozma öncesinde de olduğu üzere 1/6 oranında arttırım yapılarak 2 yıl 4 ay hapis cezasına hükmedilmesine karşın arttırım oranının 1/4 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Suça sürüklenen çocuğun kovuşturma aşamasında 14/09/2011 tarihli oturumda, müştekinin zararını gidermek istediğini belirttiğinin, müştekinin ise 26/10/2011 tarihli oturumda şikayetinin ve zarar tazmini talebinin olmadığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/2. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 01/03/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.