Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/3389 E. 2021/2281 K. 10.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3389
KARAR NO : 2021/2281
KARAR TARİHİ : 10.03.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09.05.2019 tarih ve 2018/153 E. – 2019/407 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 09.03.2021 günü hazır bulunan davacılar vekili Av…. ile davalı vekili Av. … Sözündendönmez dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin iş ortaklığının yapmakta olduğu Çokal Barajı İçme Suyu 4. Kısım İsale Hattı İşinin inşaat sigorta poliçesi ile davalı tarafından sigortalandığını, meydana gelen hasardan sonra davalının kusurlu imalatların teminat kapsamında değerlendirilemeyeceği kanısına vardığını, oysa iskele sisteminin şartnameye uygun malzeme ve sistemle kurulduğunu, yine davalının enkaz malzemelerin adedi ve miktarında, bazı malzemelerin birim fiyatında indirime giderek eksik miktar çıkardığını, enkazın kaldırılmasında çalışan işçilerin ücretlerinin piyasanın çok altında hesapladığını, haksız amortisman tenzili yaptığını, kereste ve teleskopik dikmeleri sigorta poliçesi kapsamında değerlendirmesi gerekirken teminat dışı bıraktığını, sovtajı yüksek belirlediğini ileri sürerek şimdilik 10.000.- TL hasar/zarar bedelinin olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 72.590.- TL’ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, davacıların sigorta ettiren, DSİ Genel Müdürlüğünün sigortalı olduğunu, poliçe özel şartlarında hasarların, idarenin yazılı onayı ile müteahhide ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ekspertizin 75.224.- TL zarar tespit ettiğini, %9.09 oranında eksik sigorta bulunduğunu, muafiyet tenzili ve hasarın eksik sigorta çarpanı ile orantılanması ile davacılara 58.502,64 TL tazminat teklif edildiğini, hasarın ancak öngörülemeyen, beklenmedik ani hadise niteliğinde olması halinde teminat içinde bulunduğunu, iskele çökmesine sebebiyet veren plan-proje hatası, malzeme ayıbı, işçilik hatasının öngörülebilir/ önlenebilir niteliği sebebiyle poliçe kapsamı dışında kaldığını, poliçede bu tür hasarların kapsam harici sayıldığını, plywood malzemenin 2. el olmasına bağlı olarak amortisman indirimi yapıldığını, sovtaj bedelinin doğru belirlendiğini, davacının fahiş işçi ücreti talep ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, poliçede, sigortalının DSİ Genel Müdürlüğü, sigorta ettirenin Anılcan-Demars İş Ortaklığı olarak belirtildiği, sigortalı olarak “işveren sıfatıyla DSİ Genel Müdürlüğü, müteahhit sıfatıyla Anılcan İnş. Tic. Turz. ve San. Ltd. Şti.- Demars İnş. Tur. Tic. Ltd. Şti. ve/veya müteahhitler ve/veya taşeronların” gösterildiği, poliçedeki lehdar klozunda, “işbu poliçede lehdar işveren idare olup, hasarlar idarenin yazılı onayı ile müteahhite ödenecektir” hükmünün bulunduğu, lehdar işveren DSİ Genel Müdürlüğü’nün tazminatın davacılara ödenmesine muvafakatinin bulunmadığını mahkemeye bildirdiği gerekçesiyle aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, sigorta tazminatının tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, poliçe lehdarı DSİ Genel Müdürlüğünün hasarın ödenmesine muvafakatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Sunulan 72337191 sayılı İnşaat Tüm Riskler Sigorta Poliçesinde DSİ Genel Müdürlüğü sigortalı, davacılar Anılcan- Demars İş Ortaklığı sigorta ettiren olarak gösterilmiş, Açıklamalar ve Özel Koşullar başlığı altında yeniden sigortalı sayımı yapılmış, hem işveren sıfatı ile DSİ Genel Müdürlüğü, hem de müteahhit sıfatı ile davacılar sigortalı olarak belirtilmiş, Lehdar Klozunda ise poliçede lehdarın işveren (idare) olduğu, hasarların idarenin (işverenin) yazılı onayı ile müteahhide ödeneceği düzenlenmiştir. Mahkemece poliçe lehdarı DSİ Genel Müdürlüğü’ne üç kez müzekkere yazılmış, DSİ Genel Müdürlüğü 11. Bölge Müdürlüğü’nce 01.08.2018 tarihinde “Yapılan inceleme neticesinde müzekkereye konu söz konu iş merkez ihaleli olup işte işletmeye alma testleri esnasında suya bağlı olarak, 30 km çelik hat, 4 adet depo, 2 adet terfi istasyonu ve hat üzerindeki sanat yapılarında bulunan vanalarda arızalar meydana gelmiş ve yüklenici tarafından giderilmiştir.” yönünde, 07.12.2018 tarihinde “Söz konusu işte testler esnasında bir takım arızalar meydana gelmiş ve bu arızalar yüklenici tarafından sözleşme gereği giderilmiştir. Arızaların meydana geldiği ekipmanların sahaya nakli öncesi fabrika muayeneleri yapılmış, sahada imalat ve montajları İdare gözetiminde fen ve sanat kurallarına göre uygun şekilde tamamlanmıştır” yönünde cevap verilerek arızaların yüklenici tarafından giderildiği, fen ve sanat kurallarına uygun tamamlandığı belirtilmekle yetinilmiştir. Mahkemece, verilen cevapların muvafakat hususunda yeterli olmadığı belirtilerek yazılan müzekkere ise 15.02.2019 tarihinde “Söz konusu lehdar klozuna istinaden muvafakatamız yoktur” şeklinde cevaplanmıştır. Ancak işbu davaya konu hasar DSİ’nin cevabi yazılarında gösterdiği hasar olup da yüklenici bu hasarı eksiksiz giderdiği taktirde sigorta tazminatını davalı sigortacıdan talep hakkına sahip olduğunun kabulü gerekir. Yüklenicinin hasarı gidermesine rağmen poliçedeki lehdar klozuna istinaden DSİ’nin sigorta tazminatının davacılara ödenmesi hususunda muvafakat vermemesi 4721 sayılı TMK’nın 2. maddesinde öngörülen dürüstlük kuralıyla bağdaşmaz. Bu durumda mahkemece bu yönde bir inceleme yapılıp DSİ’nin yüklenici tarafından giderildiğini ve fen ve sanat kurallarına uygun şekilde tamamlandığını belirttiği işlerin dava konusu hasarlara ilişkin olup olmadığının tespiti ve sonucuna bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davacılar yararına bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 10.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.