YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31247
KARAR NO : 2021/3859
KARAR TARİHİ : 01.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Karar tarihinde Karabük T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunan sanığa hükmün 02.02.2016 tarihinde yüze karşı tefhim edildiği, ancak cezaevinde bulunan sanığa yasa yolu bildiriminde CMK’nın 263. maddesinde belirtilen usule göre yasa yolu başvurusunun gerçekleştirileceğinin belirtilmemesi nedeniyle, sanığın 05.04.2016 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dosya içerisinde yer alan ve hakkında beraat kararı verilen sanık …’nin 03.10.2013 tarihli kolluktaki ifadesinde “İbrahim beni çağırdı, bana İrfan ile birlikte ol diye teklifte bulundu. Sen onunla yatarken ben de evde para arayacağım dedi” şeklinde beyanda bulunması, ayrıca hakkında beraat kararı verilen suça sürüklenen çocuk …’in 04.10.2013 tarihli savcılık ifadesinde “İrfan ile İbrahim başka bir odaya geçerek konuştular. Biz ise diğer odada ikisinin konuşmasının bitmesini bekledik. Bir müddet sonra İbrahim odadan çıktı ve bize hazırlanmamız gerektiğini söyledi. Ayakkabılarımızı giymemizi söyledi ve tekrar içeri girdi. İkinci defa çıktığında biz zaten hazırdık. Bu defa ise bize kaçın diye bağırdı ve hep beraber oradan koşarak uzaklaştık” şeklinde beyanda bulunması karşısında; mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uygulanmamış ise de TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının hırsızlık suçu yönünden uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
II- Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 51. maddesinin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında, 1 yıldan az 3 yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir, bu sürenin alt sınırı mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz. Cezayı ertelemenin yasal sonucu olmasından dolayı zorunlu olarak hükmedilmesi gereken “denetim süresine” ilişkin hatalar “aleyhe değiştirme yasağına” konu oluşturmaz. Somut olayda, hırsızlık suçundan sonuç olarak verilen 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezasına ilişkin cezası ertelenen suça sürüklenen çocuk hakkında denetim süresinin 1 yıl olarak belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı CMUK’nın 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasında TCK’nın 51/3. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragraftan “1 yıl” ibaresinin çıkartılarak yerine “1 yıl 4 ay 20 gün” ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.03.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.