YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9856
KARAR NO : 2012/9366
KARAR TARİHİ : 21.03.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA :Davacı, maddi tazminat alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı ve davalı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı T.C. … bankası A.Ş Genel Müdürlüğü vekili, davalının müvekkili bankanın Küçükesat Şubesinde çalıştığı dönemde bazı mudilere ait yatırım, mevduat ve maaş hesaplarından usulsüz işlemler gerçekleştirerek 9.380.81 Türk Lirasını mal edindiğini ileri sürerek, bu bedelin tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının ileri sürdüğü eylemleri gerçekleştirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının banka çalışanı iken yaptığı usulsüz işlemlerle mudi hesaplarından para çekerek uhdesinde tuttuğu ve bu paraları davacı bankaya iade etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir .
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı lehine hükmü altına alınan alacağa hangi tarihten itibaren faiz yürütüleceği noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda, davalının mudi hesaplarından usulsüz işlemlerle para çekerek uhdesine geçirmesi eylemi haksız fiil niteliğinde olup, tazminat borcu haksız fiil tarihinde muaccel olur. Başka bir ifade ile haksız fiillerde borcun muaccel hale gelmesi için zarar verenin temerrüde düşürülmesi gerekmez. Esasen “”temerrüde düşürme”” sözleşme hukukuna ilişkin bir kavramdır. Sözleşme dışı sorumlulukta zararın, doğduğu tarihte karşılanması gerektiğinden ayrıca ihtara gerek yoktur. Davalının sorumluluğu yasadan doğmuş ve zararlandırıcı eylem tarihinden itibaren istenebilir konuma gelmiştir. Mahkemece haksız fiil tarihlerinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, kabulüne karar verilen alacağa dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi isabetsizdir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.