Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/4954 E. 2021/2316 K. 11.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4954
KARAR NO : 2021/2316
KARAR TARİHİ : 11.03.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 07.03.2018 tarih ve 2016/833 E- 2018/231 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nce verilen 15.05.2019 tarih ve 2018/815 E- 2019/749 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 08.03.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi Dr. … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ipotek veren davalı …’ın, asıl borçlu davalı Pm Cam Alüminyum Pvs İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.’nin doğmuş ve doğacak borçlarından, keşideci, muhatap, ciranta sıfatıyla imzalamış olduğu ve imzalayacağı kambiyo senetlerinden veya adi senetlerden dolayı mevcut ve doğacak borçlarının teminatı olmak üzere maliki olduğu taşınmaz üzerinde davacı şirket lehine ipotek tesis ettiğini, davalı şirket tarafından keşideci sıfatıyla imzalanan As Mühendislik Kapı ve Pencere Sist. İnş. Mlz. San ve Tic. Ltd. Şti lehine düzenlenen ve bu şirket tarafından ciro yoluyla davacı şirkete verilen toplam 100.000,00 TL tutarında 15 adet bonolara dayalı borç bulunduğunu ve bu borcun ödenmesi aksi takdirde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçileceği hususunda asıl borçlu ve ipotek veren davalıya ihtarname keşide edildiğini, ipoteğin üst sınır ipoteği olduğunu, İstanbul 10. İcra Müdürlüğü’nün 2015/5658 esas sayılı dosyası ile 100.000,00 TL üst sınırı aşmayacak şekilde takip başlatıldığını, davalıların takibe itiraz ettiklerini iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davacının işbu itirazın iptali davasına konu ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibini, davalı şirketin dava dışı As Mühendislik Kapı ve Pencere Sist. İnş. Mlz. San ve Tic. Ltd. Şti. adına düzenlediği ve adı geçen şirket tarafından da ciro edilerek davacıya verilen 15 adet senede dayandırdığını, bu senetlerden kaynaklanan alacağın ipoteğin kapsamına dahil olmadığını savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatı istemiştir.
Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davalı … tarafından diğer davalı şirket lehine adına kayıtlı İstanbul İli, … İlçesi, … Mahallesi, …ada …parsel sayılı taşınmazda 5 nolu bağımsız bölüm üzerinde tesis edilen ipoteğin, ipotek senedinde açıkça belirtildiği üzere davalı şirketin davacıdan aldığı ve alacağı emtia bedelleri ve bu bedeller için gerek kendisinin keşide ettiği gerekse muhatap, ciranta, aval veren ve kefil sıfatıyla imzalamış olduğu veya imzalayacağı kambiyo senetlerinin teminatı olmak üzere düzenlendiği, İstanbul 10. İcra Dairesi’nin 2015/5658 esas sayılı dosyasına konu edilen senetlerin ise davalı şirket tarafından mal alımı karşılığında üçüncü bir şirket adına düzenlendiği, bu senetlerin ipoteğin kapsamında olmadığının çok açık olduğu ve takibin bu nedenle haksız ve kötü niyetli olarak başlatıldığı gerekçesiyle davanın reddine, 20.000,00 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalı …’a verilmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353-b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK m. 67/2 hükmü uyarınca alacaklı aleyhine tazminata hükmolunması, takibin haksız ve kötü niyetle başlatılmasına bağlıdır. Eldeki somut uyuşmazlık ipotek akit tablosunun yorumundan kaynaklandığından davacı takip başlatmakta haksız ise de kötü niyetli olduğu ispat edilebilmiş değildir. Öte yandan İlk Derece Mahkemesince kısa kararda davacı aleyhine tazminata hükmolunmamasına rağmen gerekçeli karar ile hükmolunması HMK m. 298/2 hükmüne aykırıdır. Açıklanan hususlar gözetilmeden davacı aleyhine kötü niyetli takip tazminatına hükmolunması ve bu yöne ilişen davacı vekilinin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince reddedilmesi doğru görülmediğinden, temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıdaki (1) nolu bend uyarınca davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 11.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.