Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/8812 E. 2021/2842 K. 24.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8812
KARAR NO : 2021/2842
KARAR TARİHİ : 24.02.2021

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Gereği görüşülüp düşünüldü:
TCK.nın 268. maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşması için failin işlediği bir suç nedeniyle hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla kendi kimliğini saklayarak, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanması ve o kişi hakkında iftira atmışçasına soruşturma ve kovuşturma yapılmasına neden olması gerekmektedir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 09.05.2017 tarih ve 2014/9-207- 2017/266, 09.05.2017 tarih ve 2015/9-179- 2017/267 sayılı kararları ile birçok kararda, işlediği bir suç nedeniyle fail hakkında soruşturma bulunmaması, kimliği veya kimlik bilgileri kullanılan kişi adına düzenlenen bir belge olmayışı ve soruşturma yapılmamış oluşu ile tüm belge ve tutanakların sanığın gerçek kimliği ile düzenlenmesi halinde fiilin TCK.nın 268. maddesindeki suçu değil 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 40. maddesinde “Görevle bağlantılı olarak sorulması halinde kamu görevlisine kimliği veya adresiyle ilgili bilgi vermekten kaçınılması veya gerçeğe aykırı beyanda bulunulması” şeklinde tanımlanan “kimliği birdirmeme” kabahatini oluşturacağı hususu açıkça vurgulanmıştır.
Somut olayda, kolluk görevlilerince suça sürüklenen çocuğun içerisinde bulunduğu otomobil şüphe üzerine durdurularak yapılan kimlik kontrolü sırasında, suça sürüklenen çocuğun kolluk görevlilerine abisi adına düzenlenmiş olan sahte kimlik ve sürücü belgesini ibraz ettiği ancak kolluk görevlilerinin bu belgelerin sahte olduğundan şüphelenmesi üzerine gerçek kimlik bilgilerini açıkladığı, mağdur … adına hiç bir belge düzenlenmediğinin anlaşılması karşısında, eylemin idari yaptırımı gerektirdiği ancak anılan Yasanın 20/2-c maddesi uyarınca soruşturma zamanaşımı süresinin 3 yıl olduğu, kabahat tarihinden temyiz incelemesine kadar bu sürenin

gerçekleştiği anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının konusu eylemin oluşturduğu kabahatin zamanaşımına uğraması nedeniyle 5226 sayılı Kabahatler Kanununun 20/2-c maddesi gözetilerek “İdari yaptırım uygulanmasına yer olmadığına” 24.02.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.