Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/7547 E. 2013/11070 K. 13.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7547
KARAR NO : 2013/11070
KARAR TARİHİ : 13.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan senet karşılığı 8.000 TL borç para aldığını, ancak davalının senette tahrifat yaparak senet bedelini 108,000 TL haline getirdiğini, senede dayalı girişilen takipte usulsüz tebligat ile takibin kesinleştirildiğini, icra takibinde müvekkilinin taşınmazının satılarak, 60.961,00 TL tahsilat yapıldığını, bu miktardan müvekkilinin gerçek borcu 8.000 TL düşüldüğünde 52.973 TL haksız tahsilat yapıldığını iddia ederek 52,973 TL’nin ödeme tarihi olan 23.11.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte istirdatına, bakiye borç yönünden icra dosyasında borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin senet miktarınca davacıdan alacaklı olduğunu, senet metninin anlaşmaya aykırı düzenlendiği iddiasının yazılı belge ile ispatlanabileceğini, ağır ceza mahkemesinde alınan raporun yetersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının şikayeti üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın olay nedeniyle başlattığı soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporu ile ceza mahkemesi dosyasında alınan bilirkişi raporunun birbirini teyit eder mahiyette olup, ağır ceza mahkemesi dosyasına ibraz edilen ve tamamı kriminalistik bilirkişiler tarafından tanzim edilmiş raporda, senet tanzim edilirken rakamla değer ifade eder bölümün “8.000” yazı ile değer gösteren bölümünde “sekizbin” ibarelerinin yazılmış olduğu, sonradan farklı bir kalem ve değişik bir zemin üzerinde tahrifen “10” ve “yüz” ibareleri ilave edilerek senet değerinin mevcut hale dönüştürüldüğü ve tahrifen ilave edilen ibarelerinin davalının elinden çıkmış olduğu, bu raporlar karşısında yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek duyulmadığı, tahsil tarihi olan 23.11.2011 tarihi itibariyle davacının 8.000,00 TL asıl alacak miktarına göre davacının ödemesi gereken miktarın 13.875,13 TL olarak uzman bilirkişi tarafından belirlendiği, davalıdan fazla tahsil edilen ve istirdatı gereken miktarın 47.097,87 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 8.000 TL bedelli senedin tahrifatla 108,000 TL bedelli yapıldığı iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkemece ceza soruşturması sırasında Cumhuriyet Savcılığınca alınan ve ceza mahkemesi dosyasında alınan raporların birbirini doğruladığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalının sanık olarak yargılandığı İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/3 Dosya, 2012/280 Karar nolu 27.09.2012 tarihli ceza dosyasının kesinleşmediği anılan ceza mahkemesinin cevabı yazısından anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, davaya konu senette tahrifat yapılıp yapılmadığı konusunda Yargıtay denetimine ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, ceza mahkemesince alınan ve davalı tarafından itiraz edilen rapora dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmayıp, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.