Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/12997 E. 2013/2692 K. 04.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12997
KARAR NO : 2013/2692
KARAR TARİHİ : 04.03.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı Cemka Reklam Tanıtım Org. Otom. İç Ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline trafik sigortalı, davalının maliki olduğu aracın alkollü sürücünün kullanımında olduğu sırada tam kusurlu olarak dava dışı 3. şahsın aracına çarpması sonucu hak sahiplerine tazminat ödendiğini belirtip kaza sırasında sigortalı araç sürücüsünün alkollü olması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ödenen 5.079,75 TL.’nin 21.10.2009 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili yetki itirazında bulunup, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşmediğini ve işleten sıfatının devredildiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davalı … hakkındaki davanın anılan davalının dava açılmadan önce vefat ettiğinin anlaşılması nedeniyle reddine, davalı Cemka Reklam Tanıtım Org. Otom. İç Ve Dış Tic. Ltd. Şti. hakkındaki davanın kabulüyle 5.079,75 TL’nin 21.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı Cemka Reklam Tanıtım Org. Otom. İç Ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi nedeniyle, karşı araç hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin kendi sigortalısı ile sigortalı araç sürücüsüne karşı açtığı rücuan tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK’nun 48. maddesinde; alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir.
Karayolları Trafik Yönetmeliğinin “Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı” başlıklı 97/1. maddesinde; alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra bu konu ile ilgili olan “b-2” bendinde; alkollü içki almış olarak araç kullandığı tesbit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları belirtilmiştir.
Öte yandan, Zorunlu Mali Sorumluluk Sorumluluk Genel Şartlarının B.4.d maddesinde; tazminatı gerektiren olay işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır.
Bununla birlikte, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.d maddesinin dayanağını teşkil eden KTK’nun 48. maddesinin yasaklamayı düzenleyen ilk fıkrasında, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli araç sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaklanmış olup aynı maddenin 2. fıkrasındaki yönetmelik düzenlenmesine olanak tanıyan hükümde, yasaklama yetkisi yönetmeliğe bırakılmış olmadığından, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97. maddesinde, yukarıda anılan yasa hükmü tekrarlandıktan ve uyuşturucu veya keyif verici maddeler ile alkollü içkilerin oranlarının ne şekilde saptanacağı belirlendikten sonra, yasada yer alan hükmü dikkate almadan salt 0.50 promilin üstünde alınan alkol miktarına göre araç
kullanma yasağı getirilmesinin yasal dayanağı bulunmadığından geçersiz bulunmaktadır. Geçersiz yönetmelik hükümlerinin yasaya aykırı bir şekilde genel şart olarak kabulü de mümkün değildir.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında; hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurlaların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin belirlenmesi durumunda oluşan hasar, poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne, aksi halde reddine karar verilmesi gerekir. Diğer bir anlatımla, sigortalı araç sürücüsünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Somut olayda, kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün asli, dava dışı araç sürücüsünün tali, kusura ilişkin bilirkişi raporu ile hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda ise, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %75 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Buna göre, kazanın oluşumunda karşı araç sürücüsünün de kusuru bulunduğu gözetilip kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmediği sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Cemka Reklam Tanıtım Org. Otom. İç Ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma neden ve biçimine göre davalı Cemka Reklam Tanıtım Org. Otom. İç Ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı Cemka Reklam Tanıtım Org. Otom. İç Ve Dış Tic. Ltd. Şti.’ne geri verilmesine 4.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.