Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2019/7007 E. 2019/17102 K. 01.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/7007
KARAR NO : 2019/17102
KARAR TARİHİ : 01.10.2019

MAHKEMESİ : ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

DAVA : Davacı, işçilik alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kısmen kabul kararına karşı taraflar avukatları istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi davacı tarafın istinaf başvurunun esastan reddine, davalı tarafın istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, açılan davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi’nin 25/06/2019 tarihli ek kararı ile davalının temyiz talebinin kesinlikten reddine karar verilmiş ise de; taraflar avukatları tarafından temyiz talebinin reddi kararı temyiz edilmiş, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçiş hükümlerini düzenleyen Geçici 1. Maddesinin dördüncü bendine göre ilk derece mahkemeleri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği 25.10.2017 tarihinden önce verilen kararlar, karar tarihindeki kanun yoluna ilişkin hükümlere tabidir. 25.10.2017 tarihinden sonra verilen kararlar ise 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu hükümlerine tabidir.
İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi itibari ile yürürlükte olan 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7/3. maddesi uyarınca; 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun kanun yollarına ilişkin hükümleri, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 366/1. maddesi gereğince temyiz kanun yoluna başvuruda kıyasen uygulanacak hükümler olan HMK’nın 343 ila 349. maddelerine göre temyiz kanun yoluna kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde başvurulur. Bu süre içinde temyiz dilekçesinin hakime havale edildikten sonra temyiz defterine kaydının yaptırılması ve harcının yatırılması gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesinin 1. fıkrasına göre Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz kanun yoluna başvurulabilir. 6100 sayılı HMK’nın 362. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde ise miktar bakımından kesinlik sınırı ve bu sınırı geçmeyen Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyiz edilemeyeceği düzenlenmiştir.
Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.
Birleştirilen davalarda, temyiz sınırı her dava için ayrı ayrı belirlenir.
İhtiyari dava arkadaşlığında, temyiz sınırı her dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenir.
Karşılık davada, temyiz sınırı asıl dava ve karşılık dava için ayrı ayrı belirlenir.
Tespit davalarında, temyiz sınırı tespit davasının öncüsü olduğu eda davasının miktar ve değerine göre belirlenir.
Temyiz sınırından fazla bir alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde, hükümde asıl istemin kabul edilmeyen bölümü temyiz sınırını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Kısaca temyize konu edilen miktara bakılarak kesinlik belirlenir.
Alacağın bir kısmının dava edilmesi halinde, kısmi davada kesinlik sınırı dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 06.06.1975 gün ve 1975/6-8 sayılı içtihadında, “ 5521 sayılı yasada açık düzenleme olmamakla birlikte, bu yasanın 15. maddesindeki düzenleme gereği HUMK.nun 427 maddesindeki kesinlik sınırının iş mahkemelerinde verilen kararlarda da uygulanması gerektiği, grup halinde açılan davaların salt iş mahkemelerine özgü bir dava türü olmadığı, bu nedenle seri olarak açılan davalarda her dosya için kesinlik sınırına bakılması gerektiği” açıkça belirtilmiştir.
1-Davalı temyizi yönünden;
Dosya içeriğine göre davalı tarafından temyize konu edilen miktar 3.624,915 TL fazla mesai ücreti olup, karar tarihi itibariyle 58.800,00 TL kesinlik sınırı kapsamında kaldığından davalının temyiz isteminin reddine ilişkin mahkemece verilen 25/06/2019 tarihli ek karar H.M.K.’nun 362/1-a ve 362/2 maddelerine uygun olduğundan bu karara yönelik temyiz isteminin reddi ile ek kararın ONANMASINA,
2-Davacının katılma yolu ile temyiz talebi yönünden;
6100 sayılı HMK’nun 366. maddesi “Bu Kanun’un istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 349 ve 352 nci maddeleri hükümleri, temyizde de kıyas yolu ile uygulanır” hükmünü içermektedir.
6100 sayılı HMK’nun 348/2. maddesi ise “İstinaf yoluna başvuran, bu talebinden feragat eder veya talebi Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın talebi de reddedilir” hükmünü içermektedir.
Açıklanan Yasa hükümleri karşısında, davalının temyizi üzerine katılma yolu ile temyiz yoluna başvuran davacı tarafın temyiz talebinin REDDİNE, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 01/10/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.