YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9660
KARAR NO : 2019/12636
KARAR TARİHİ : 04.07.2019
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihi ile sanıkların kendileri hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık sıfatıyla temyiz talebinde bulunduklarının kabulüne göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteklerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-Sanık … hakkında katılan …’u yaralama eyleminden kurulan mahkumiyet hükmünün temyizinde;
Sanığa yükletilen yaralama eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Seçimlik ceza öngören suçlarda hapis cezasının tercih edilmesi halinde bu cezanın ancak adli para cezası dışındaki diğer seçenek yaptırımlara çevrilebileceği gözetilmeyerek, TCK’nın 50/2. maddesine aykırı davranılmış ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından sanık …’nın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B-Sanık …, … hakkında katılanlar … ile …’i yaralama, sanık … hakkında katılan …’i yaralama ve sanık … hakkında katılanlar … ve …’i tehdit etme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyizinde;
1-Sanık … ve … hakkında katılanlar … ve …’u yaralama, ve yine sanık … hakkında katılan …’i yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri açısından;
./.
.2.
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıklar … ve …’nın aşamalarda suçlamaları kabul etmemeleri, sanık …’nın savunmasında sadece katılan …’u bıçak ile yaraladığını ikrar etmesi, katılan … …’un suç tarihinde alınan adli raporunda darp cebir izinin bulunmadığının tespit edilmesi, katılan …’un ise adli raporundaki tek bulgunun sağ bacağının altındaki bıçak kesisi olduğunun belirlenmesi ve sanık …’nın bu katılanı bıçakla yaraladığına ilişkin ikrarının raporla uyumlu olması karşısında; sanıklar … ve …’nın her iki katılanı, sanık …’nın ise katılan …’i yaraladığına ilişkin başka kesin delil bulunmadığından atılı suçlardan beraatleri yerine mahkumiyetlerine karar verilmesi,
2-Sanık … hakkında katılanlar … ve …’i tehdit etme suçundan kurulan mahkumiyet hükmü açısından;
a) Sanığın aşamalarda tehdit suçlamasını kabul etmemesi, katılan …’un kovuşturma aşamasında sanığın kendilerine hakeret ettiğini belirtmesi, ancak tehdit eyleminden bahsetmemesi, soruşturma aşamasında ise sanığın kendilerini tehdit ettiğini beyan etmesi, katılan … …’un Kolcu soyisimli sanıkların kendilerini tehdit ettiklerini beyan ederek suça ve sanığa ilişkin şahsi beyanda bulunmaması, olayın görgü tanığının da bulunmaması karşısında, katılanların birbirleri ile ve aşamalarda uyumsuz olan beyanlarının ne suretle sanık savunmasına üstün tutulduğu yeeterince açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
b) Bozma ilamının B/1 nolu bendinin kabulü ve 2-a nolu bendi uyarınca, tehdit suçunun ise oluştuğunun kabulü halinde ise;
bb) 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
cc) Sanığın aşamalarda katılanlara olan borcunu ödememesi nedeniyle kendisini darp ederek tehdit ettiklerini savunması, mahkemenin de olayın başlangıcını katılanların alacakları yüzenden tartışma başlatmaları olarak kabulü karşısında; olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve …’nın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04/07/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.