Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/11338 E. 2013/2685 K. 04.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11338
KARAR NO : 2013/2685
KARAR TARİHİ : 04.03.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, rehinli alacaklı olduğu davalıya kasko sigortalı aracın tek taraflı trafik kazası sonucu ağır hasarlandığını, hasar bedelinin davalı … şirketi tarafından ödenmediğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL hasar tazminatının ihtarname tarihi olan 23.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsilini istemiş, 10.04.2012 günlü ıslah dilekçesiyle talebini 80.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacının rehin alacağı olduğunu ispatlaması gerektiğini, aracın sigortalı tarafından alım satım sözleşmesi ile 3. kişiye satıldığını, hasarın meydana geldiğine dair sigortalı ve araç sürücüsünün çelişkili ifadeleri olduğunu bildirip sorumluluklarının poliçe teminat limiti çerçevesinde gerçek zararla sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulü ile 54.945,00 TL’nin 27.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesine ve rehin hakkına dayanılarak açılan alacak istemine ilişkindir.
Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.1.2.1 maddesi hükmü uyarınca, “ onarım masrafları, sigortalı taşıtın, rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşar ya da taşıt onarım kabul etmez ise taşıt tam hasara uğramış sayılır. Bu durumda değeri tamamen ödenen araç ve aksamı, talep ettiği taktirde sigortacının malı olur.”
Buna göre, davalı … şirketi, meydana gelen hasar bedelini tamamen poliçe limitleri içerisinde ödeme yükümlülüğü altında olup, sigortalı araç hurdasını sigorta ettiren kendisine verilmesini istemedikçe, sigortacı tarafından, araç hurdası sigorta ettirenin uhdesinde bırakılıp, hurda bedelinin tazminattan indirilmesi olanaklı değildir. Zira, kasko sigortasında aslolan amaç zarar bedelinin tamamen karşılanmasıdır. Hasarlı aracın kimin uhdesinde kalacağı hususunda sigortalıya seçimlik hak tanınmıştır.
Somut olayda, davacı …. sigortalı aracın rehin alacaklısıdır. Rehin hakkı poliçede ve ruhsatta mevcuttur. Rehin hakkı alacaklısı davacı, sigorta ettirenin halefi olduğundan sigorta ettiren yerine geçerek iş bu davayı açmıştır.
Sigortalı araç 11.08.2010 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında hasarlanmış, ekspertiz raporunda ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda aracın pertinin uygun bulunduğu belirtilmiştir. 29.03.2012 tarihli bilirkişi raporunda aracın olay tarihindeki piyasa rayiç değerinin 80.000,00 TL, sovtaj bedelinin 25.055,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Davalı, aracın sigortalı tarafından haricen 3. kişiye satıldığını, sovtaj bedelinin mahsup edilmesini talep etmiş ise de; bu hususun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 20/d maddesi gereğince değerlendirilmesi ve sigortacı tarafından, 3. kişi konumundaki davacıya karşı ileri sürülememesi gerekir. Davacı vekili fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak dava dilekçesinde 10.000,00 TL araç bedelinin davalıdan tazminini istemiş, 10.04.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 70.000,00 TL daha artırarak toplam 80.000,00 TL’nin tahsilini talep etmiştir. Ayrıca aracın hurdasını istemediklerini, sovtaj bedeli mahsup edilmeksizin, aracın 2. el piyasa rayiç değerine hükmedilmesini açıkça belirtmiştir.
Bu durumda mahkemece, davacının, sigorta ettirenin halefi olarak sigorta ettiren yerine geçerek açıkça aracın sovtajını istemediğini beyan etmesine göre, aracın sovtajının (hasarlı aracın) davalı … şirketinin uhdesinde kaldığının kabulü ile 80.000,00 TL araç bedeline hükmedilmesi gerekirken, yazılı olduğu gibi, aracın hurdasının dava dışı sigortalı da olması nedeniyle, aracın davalıya teslim edilmediğinden bahisle sovtaj bedelinin mahsubu ile bakiye 54.945,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı …. vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 4.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.