Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2018/1885 E. 2019/4819 K. 04.07.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/1885
KARAR NO : 2019/4819
KARAR TARİHİ : 04.07.2019

Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı hükmedilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına ilişkin Ankara Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğü tarafından çıkarılan davetiyenin sanığın 17.04.2013 günü alınan savunmasında belirttiği … Mah. … Sk. No:2 …/Ankara adresine tebliğe çıkarıldığı, çıkarılan tebligatın “muhatabın kaydı olmadığından ve ismen tanınmadığından” iade edildiği, iade üzerine davetiyenin bu kez … Mah. … .cad 8/1 …/Ankara adresine tebliğe çıkarıldığı ”muhatap tanınmadığından” iade edildiği, en son ise sanığın MERNİS adresi olan … Mah … Cad.131/… …/Ankara adresine tebliğe çıkarıldığı, ”muhatap taşındığından ve muhtarlık kaydı olmadığından” iade edildiği ancak 7201 sayılı Tebligat Kanununun 10. maddesine 6099 sayılı Kanunun 3. maddesi ile eklenen 2. fıkrasına göre bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek aynı Kanunun tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina başlıklı 21. maddesine 6099 sayılı Kanunun 5. maddesi ile eklenen 2. fıkrasına uygun olarak adres kayıt sistemindeki adresine tebligat yapılması gerektiği, bu itibarla her ne kadar Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce ve Mahkemece sanığın kayıtlı MERNİS adresi bulunmadığı bildirilmişse de, UYAP’tan yapılan araştırmada sanığın eski ve yeni MERNİS adreslerinin mevcut olduğu, 13.02.2014 tarihinde tebliğe çıkarılan çağrı yazısında belirtilen adresin sanığın MERNİS adresinin olduğu görülmekle, sanığın bu adresine Tebligat Kanununun 21. maddesine göre tebligat yapılmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının devamına karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek mahkûmiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 04/07/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.