YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4398
KARAR NO : 2019/5554
KARAR TARİHİ : 18.09.2019
MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22/05/2017 tarih ve 2015/682 E- 2017/676 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince verilen 25/04/2018 tarih ve 2017/1023 E- 2018/375 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı …’nın 2010-2011-2012 ve 2013 yılları hesaplarının vergi müfettişleri tarafından incelenmesi sonucunda 31/01/2014 tarih, 2014-A-1975/15 sayılı raporunun düzenlendiğini, bu raporda …’nın diğer davalı şirketin belgelerini kullandığını, bu şirketlerin gizli ortağı olduğunu, bu şirketler ile birlikte organizasyon içerisinde bulunarak onları sevk ve idare ettiğini, … hakkında diğer davalı şirketin ortakları ile birlikte tahakkuka dayalı ihtiyati haciz uygulanması gerektiğinden … ile diğer davalı şirketler arasındaki ortaklığın tespiti için dava açılması zaruretinin doğduğunu ileri sürerek davalı …’nın diğer davalı şirketlerin gizli ortağı olduğunun tespitine, karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, savunmada bulunmamışlardır.
İlk derece mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı kurum raporuna ilişkin ihtiyati tahakkuk ve haciz neticesinde açılabilecek vergi davası uyuşmazlığına konu olabilecek işbu davaya konu gizli ortaklık müessesesinin tespitinde davacının hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.
Bölge adliye mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, idarenin yargı kararı olmadan ihtiyati haciz ve tahakkuk yapabileceği, muvazalı kazanç tespitleri için hukukumuzda başkaca dava açılabileceği, bu hususta ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, 18/09/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.