YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7649
KARAR NO : 2013/10920
KARAR TARİHİ : 12.06.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı şirket vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan bayilik sözleşmesi ile davalıya ait tescilli çikolataların Ankara’da satışı için Ankara ili bayilik bedeli 10.000 ABD Dolarının davalı şirket yetkilisi davalı …’ye ödendiğini, davalı şirketin sözleşmeye aykırı olarak Ankara’da başka firmalara mal sattığının öğrenilmesi üzerine davalı şirkete keşide edilen 21.06.2010 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshedildiği bildirilerek 15.000 TL.si bayilik, 1.770,00 TL. si internet sitesi ücreti olmak üzere 16.770,00 TL.nin ödenmesinin istendiğini ancak bu ödemenin yapılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 16.770,00 TL.nin davalılardan müştereken ve müteselsilen ihtar tarihi 17.02.2010 ‘den itibaren avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmede belirlenen yetki şartı gereği Sarıyer Mahkemelerinin yetkili olduğuna dair yetki ilk itirazında bulunmuş, davacının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu bağlamda davacının Ankara ili bayilik bedeli olan 10.000 ABD Doları +KDV ücretini müvekkili firmanın hesabına yatırması gerekirken müvekkili şirket yetkilisi …’nin hesabına 10.000 ABD dolarına yakın bir meblağ olarak yatırdığı gibi KDV’sini de yatırmadığını, dolayısıyla müvekkilinin sözleşmeden doğan sorumluluklarının başlamadığını, kaldı ki müvekkilinin sözleşmeden doğan sorumluluklarının başladığı kabul edilse dahi müvekkili firmanın Ankara ilinde satış yaptığının ispat edilmesi halinde davacının her satıştan %10 komisyon ücreti talep etme hakkının doğduğunu, davacı davadan önce ve dava dilekçesi ile sözleşmenin feshini talep etmediğinden yürürlükte bulunan sözleşme nedeniyle davacının iş bu davaya konu taleplerde bulunamayacağını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; , taraflar arasında 17/02/2010 tarihli Ankara ili bayilik sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmenin 2/a maddesinde 10.000-USD’nin peşin ödenmesinin kararlaştırıldığı, 3/i maddesinde davalının Ankara ilinden gelen siparişlerin satıcı firma olan davacıya yönlendirmek zorunda olduğunun öngörüldüğü, davalı yanca sözleşme döneminde dava dışı firmalara satış yapıldığı, böylelikle sözleşmenin 3/i maddesine aykırı davranıldığı, davalı yanca sözleşmenin 2/a maddesine göre davacının yükümlülüklerini yerine getirmediği 10.000-USD’yi ödemediği savunulmuş ise de davacı şirket yetkilisi …’nın Yapı Kredi Bankası hesabından davalı şirket temsilcisi … adına 13/02/2010 tarihinde yapılan 15.000-TL tutarlı EFT’nin sözleşme karşılığı ödeme olduğu davalının da bu çerçevede davacıya mal göndermesi nedeniyle sözleşmenin taraflar arasında kurulduğu ve uygulandığı, ancak davalı tarafından sözleşmeye aykırı davranılması nedeniyle davacının haklı nedenle sözleşmeyi feshettiği ve sözleşme karşılığı ödenen 15.000-TL’yi davalı şirketten talep hakkının bulunduğu, ayrıca sözleşmenin uygulanmasını teminen davacı tarafından yapılan 1.770,00-TL internet site ücretinin, davalı yan defterlerinde kayıtlı olması nedeniyle, davalı şirket tarafından davacıya iadesinin gerektiği, bu davalı yönünden davanın kabulü ile 16.770,00-TL nin 01/07/2010 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, sözleşmenin tarafı olmayan ancak davalı firma adına hesabına para gönderilen davalı … hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 12.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.