Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/8203 E. 2019/12643 K. 04.07.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8203
KARAR NO : 2019/12643
KARAR TARİHİ : 04.07.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Silahla tehdit, yaralamaya teşebbüs, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteklerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığın, olay günü ortaklık yapmasından kaynaklı alacak verecek meselesinden dolayı husumeti bulunan müşteki …’nun yanında bulunduğu müşteki …’ın iş yerine gittiği, çıkan tartışma sırasında belindeki silahı çıkartarak müşteki İsmet’in oturduğu sandalyeye doğru ateş ettiği, daha sonra silahını müşteki Mehmet’e doğrulttuğu ve bu suretle tehdit eyleminde bulunduğu iddia ve kabul olunan olayda; sanığın savunmasında müşteki İsmet’in parasını vermemesinden dolayı sıkıntıya düştüğünü, müşteki Mehmet’in kendisine “biz almadan sana ne verelim lan” dediğini, bunun üzerine sinirlenerek hedef gözetmeksizin ateş ettiğini savunması, sanığın ateş ettiği olay yerinin bir iş yeri odası olup istese müşteki İsmet’i kısa mesafeden yaralama imkanı bulunduğu, yine ele geçen silahta 3 adet dolu fişek bulunmasına rağmen 1 el ateş etmiş olması, her ne kadar müşteki Mehmet ile olay öncesi husumeti olmasa da olay günü bu müştekinin de tartışmaya dahil olduğunun dosya kapsamından anlaşılması karşısında; sanığın eylemlerinin kül halinde birden fazla müştekiyi silahla tehdit etme suçunu oluşturduğunun ve eylemlerinden ötürü TCK’nın 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima hükmü uyarınca en ağır cezayı gerektiren silahla tehdit suçundan hükümlülük kararı verilmesi ile yetinilmesi gerekirken ayrıca TCK’nın 170/1-c maddesindeki genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan da hüküm kurulması,
2-Sanığın aşamalarda müşteki …’nun yaptıkları ortak iş sebebiyle kendisine para vermemesinden dolayı sıkıntıya düştüğünü, olay günü diğer müşteki …’ın da alacak verecek hususundaki tartışmaya dahil olduğunu savunması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
3-Kabule göre ise;
Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık …’nun temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, “karşı temyiz olmadığından (o yer Cumhuriyet savcısı’nın temyiz talebinin sanığın lehine olduğu da gözetilerek) yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine” yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04/07/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.