Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2019/5487 E. 2019/9121 K. 24.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5487
KARAR NO : 2019/9121
KARAR TARİHİ : 24.09.2019

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından kusur belirlemesi ve tazminatların miktarı yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen tazminatlar ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına ve özellikle mahkemece davacı-karşı davalı kadına kusur olarak yüklenen “Babasının cenazesi sırasında kardeşinin eşine hakaret etmesine izin verdiği” vakıasına yönelik tanık beyanları duyuma dayalı olup kanıtlanmadığı, bu durumda kadına kusur olarak yüklenemeyeceği anlaşılmakla tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Mahkemece bozma öncesi verilen 07.07.2015 tarihli ilk hükümde tarafların karşılıklı boşanma davalarının kabulü ile boşanmalarına, davacı-karşı davalı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulüne, tedbir ve yoksulluk nafakası taleplerinin ise reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, kusur belirlemesi ve tazminatların miktarı yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi ve kadın yararına hükmedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmiştir. Dairemizin 02.03.2017 tarihli ilamında tarafların temyiz taleplerine göre sınırlandırma yapılarak, kadının dinlenmeyen tanığı …dinlenip karar verilmek üzere diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmeyerek hüküm bozulmuş, ilk hükümde kabul edilen ve temyiz edilmeyerek bozma kapsamı dışında kalan karşılıklı boşanma davalarının kabulü yönünden hüküm kesinleşmiştir. Bozulmasına karar verilen hususlar yönünden yeniden yapılan yargılamada temyiz edilmeyerek kesinleşen kısımlar hakkında yeniden hüküm kurulamaz. Buna rağmen mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın erkeğin ve kadının karşılıklı olarak kabul edilen ve kesinleşen boşanma davaları hakkında yeniden hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
3-Mahkemece; bozma öncesi verilen 07.07.2015 tarihli ilk hükümde tarafların karşılıklı boşanma davalarının kabulüyle birlikte, karşılıklı olarak taraflar lehine vekalet ücretine de hükmedilmiş ve bu yön taraflarca temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. Mahkemece bozma sonrası kurulan hükümde vekalet ücreti kesinleştiği halde, davalı-karşı davacı erkek aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
4-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-karşı davalı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu’nun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 24.09.2019 (Salı)