Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2012/18801 E. 2013/11601 K. 08.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18801
KARAR NO : 2013/11601
KARAR TARİHİ : 08.07.2013

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Eşya alacağı

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ziynet, çeyiz ve kişisel eşyalarının aynen iadesi, olmadığı takdirde bedelinin tahsili ile evlilik birliği içinde edinilen eşyaların ½ payının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı … hakkındaki davanın çeyiz, kişisel ve edinilmiş eşyalar yönünden reddine, ziynet eşyaları yönünden kısmen kabulüne,davalı … yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde tarafların 2009 yılında boşandıklarını,düğünde takılan takı ve paraların takı merasiminden sonra kayınvalidesi davalı … tarafından muhafaza edilmek üzere alındığını ve talep edilmesine rağmen iade edilmediğini, düğün sonrasında müvekkilinde kalan takıların da evlilik birliğinin devamı sırasında davalı … tarafından yeniden alınacağı vaadi ile bozdurulduğunu, müvekkilinin evden ayrılırken yanına hiçbir eşya almadığını belirterek, davalı … tarafından el konulan ziynet eşyalarının iadesine, mümkün değilse buna tekabül edecek olan meblağın davalı … ve …’dan müştereken ve müteselsilen tahsiline;diğer ziynet eşyaları, kişisel eşyalar ve çeyiz eşyalarının aynen iadesine, aynen iadesi mümkün olmadığı halde bedelinin tahsiline ve edinilmiş malların tasfiyesi ile müvekkilin katkı payına tekabül eden ½’lik meblağın davalı …’dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde, davacının iddia ettiği kadar takı takılmadığını,düğünde takılan takıların müvekkili …tarafından alınmadığını, davacı tarafından çeşitli zamanlarda müvekkilinden habersiz olarak bozdurulduğunu, 5 adet bilezikten 3 tanesinin tarafların sosyal güvencesi olmaması nedeniyle davacının rızası ile doğum masrafları için harcandığını, 2 tanesinin müvekkili askerde iken davacı tarafından bozdurularak harcandığını, takıların bir kısmının davacının rızası ile düğün borçlarının ödenmesi için bozdurulduğunu, davacının çeyiz ve kişisel eşyaları ile ve evlilik birliği içinde alınan ev eşyalarını götürdüğünü beyan ederek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı … yeminli beyanında ise düğünde takılan 12 tane çeyrek altın ile 1.100 TL nakit parayı davacının rızası ile borçları ve evin ihtiyaçları için harcadıklarını kabul etmiştir.
Davacı vekili tarafından müvekkiline takılan çeyrek altın ve paraların davalı … tarafından teslim alınıp alınmadığı hususunda her iki davalıya da yemin teklif edilmiş, mahkemece, davalı …’ın pasif husumet ehliyeti olmadığı gerekçesiyle yemin teklifi davalıya yöneltilmemiş ve bu davalı hakkında davanın reddine karar verilmiştir. Davacı düğünde takılan çeyrek altın ve paraların davalı … tarafından teslim alınıp iade edilmediğini ileri sürdüğüne göre husumetin …’a yöneltilmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı tarafça davalı …’a yemin teklif edildiğinden, bu davalıya da yemin yöneltilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Ayrıca, davalı … savunmasında 3 adet bileziğin tarafların sosyal güvencesi olmaması nedeniyle davacının rızası ile doğum masrafları için bozdurulduğunu kabul etmiştir. Ancak bu ziynet eşyalarının davacının rızası ile bozdurulup geri verilmemek kaydı ile harcandığı hususu kanıtlamadığından davalı bu ziynetleri iade ve tazminle yükümlüdür.Bu nedenle üç adet bilezik yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de; Mahkemece, 2.154 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hükmün gerekçesinde ise yemin beyanına göre davalı tarafından alındığı ancak tekrar iade edilmeyen ziynet eşyası ve paralar yönünden davanın kabulüne karar verildiği belirtilmiş ise de; Kabul edilen taleplerin denetime elverişli olacak şekilde hüküm fıkrasında tek tek açıklanıp, hangi kalemlere ilişkin olduğu belirtilmeden yazılı şekilde karar verilmesi de doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.