YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/310
KARAR NO : 2019/4110
KARAR TARİHİ : 24.09.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı İçişleri Bakanlığı vekili Avukat … tarafından, davalılar … ve diğerleri aleyhine 28/04/2014 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 17/09/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, 2330 sayılı Kanun uyarınca dava dışı polis memuruna ödenen tazminatın davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı idare, davalıların attığı taş nedeniyle yaralanan polis memuruna 2330 sayılı Kanun uyarınca ödenen nakdi tazmintın davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemiş, duruşmalara da katılmamışlardır.
Mahkemece, davalıların içinde bulunduğu gruptan kimin attığı belli olmayan taşla yaralanan dava dışı polis memurunun yaralanması ile görevli memura direnme eylemleri arasında illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinde, davalılar aleyhinde … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/06/2013 gün ve 2013/114 esas ve 2013/ 332 karar sayılı ilamı ile olay yerine gelen polis memurlarına taş atmak ve fiziki olarak müdahalede bulunmak suretiyle görevli memura direnme suçundan mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmaktadır.
818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi (6098 sayılı TBK’nın 74. maddesi) gereği ceza mahkemesinde verilen beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz ise de, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız olmayıp ceza mahkemesinin maddi vakıaların belirlenmesine ilişkin mahkumiyet kararı hukuk hakimi yönünden bağlayıcı olup taraflar yönünden kesin delil niteliği taşıyacaktır.
Şu durumda; davalıların görevli memura direnme suçunu işledikleri ceza yargılamasında sabit olup ilgili karar Yargıtay 2. Ceza Dairesinin temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiş olmakla birlikte davalıların eyleminin sonuca etkili olmadığı düşünülemez. Ceza yargılamasındaki kesinleşen vakıalar ve talepte birlikte değerlendirilerek dava konusu olayda eylemin oluş şekli de dikkate alınarak gerekirse hakkaniyet indirimi hususunun tartışılarak sonuca gidilmesi gerekirken davanın reddine ilişkin hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 24/09/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.